Musallat Taşları Şiiri - Ahmet Arslan

Musallat Taşları

Küfür ecridir musallat taşları,
Hafi içtinaptır,
Yürek saklambacında ceremesi...
...
Dikilir ansızın anlara,
Hayat gibi durmaz mesafesinde telaş,
Ve dikildikçe batar bağrın sol yanından umuda,
Semirilirsin,
Sağaltılmamış alev kıvrımında bükülürsün,
Gök bulutunda tüterek...
...
Ve ıslanır gibi bir yaprak çiğinde,
Küfrüne musallat kesilirsin.
...
Taş kesilmiş suskunlukla dikilirsin...
Bağrında hayatın,
Acınıncaya dek...
...
O an duyulmazdır feryat,
Yürek, başlıbaşına yalnızlıktır,
Bir veda tohumdadır,
Toprağa açan...
...
Bekleyerek,
Hep umarak,
Biteceği anı dilenerek kum saatinden,
Akarsın....
...
Küfür ecridir musallat taşları,
Değince ince sızı beynine,
Dar gelir belki yorgunluğun yüreğine,
Sıkışıp kalırsın hapsinde kabrinin,
Neden gömüldüğünü asla sorgulayamayacağın,
Baş eğişe uzanırsın,
Yangınla, teninle...
....
Bu senindir,
Al bir eline der,
Bir eline sar der ateşi,
Diğer elinde dumanını tut der,
Hışmını yuttuğun acımasızlıktır,
Merhametin sana görünen yüzü...
...
Baktığın dağ gibi güzel değildir,
Çiçekleriyle uzaklar,
İçinde gittiğin sarplara dolanan adımlarını,
Musallat taşlarına çarpıp durursun...
...
Gidemezsin,
Seni tutan bir isimdir,
Belki bir umuttur,
Belki gidenin yasıdır,
Kestiremezsin acının nerden vurduğunu,
Yürek boğumunda,
Nasılından bir soruyu sorup,
Kendini bulmadığın pusulasız yanıtla cebelleşip kalırsın öylece.
...
Ve,
Taş deliğinden süzülen geçmiş yağmur damlası gibi sıcaktır,
Toprak kokusunda düşlerin...
...
Gün doğup, kurutup gözlerini,
Süpürür bütün damlalarını ihtirasın...
Yanarsın,
Çığlık, sustuğun sancındır...
...
Senindir senin,
Sevinemediğin, gülemediğin küfrüdür ecrin sefası,
Ve taş bağrında yumuşamaya dek,
Çözülüp bir gün,
Güldüğün muştular içinde hayata dokunursun.
Toprak içinde, çiçek açarak bağrında...

Ahmet Arslan
Kayıt Tarihi : 7.8.2008 20:34:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

TÜM YORUMLAR (2)

Ahmet Arslan