MUSALLA TAŞINDA
Soğuk bir rüzgarın sızısıyla açtım gözümü
yola çıkmanın çarpıntısında bırakmıştım ömrümü
İçimi soğutan taş bir yataktı yerim buzuldan
tüllerin ardında hırçın çizilmiş manzaradan
perde kapatmıştı önümü ufuk kaçmıştı karşıdan
kuşbakışı büyük ölçeksizdi her şey uçuk kaçık
kuşlar toprağa değmiş, gökte değil artık
gökyüzü pürüzsüz, tertemiz bir yol var, açık
tek yön bileti kesilmiş yolcu için tüm bir hazırlık…
Karasal bir gölgeydim uçucu bir yaradan
karşımda herkes, bakışlar seziliyor toplamdan
bakıp bulmaca çözüyorlar, ben çözülen sıradan
ışığın çarptığı ve tanımadan geçtiği bir iz
ıslık sesinde müziğin soluğu gibi fısıltılar tiz
silik hatıralar bulutu geride kalandan giz
hep seyrettiğim film geçiyor şimdi ömürlük
fener ışığı gözlerime serilmiş silik sinemadan
başroldeki jön ben, sessizce sırlarından kaçan…
Karşıda olan bendim yüreği hep denizleri tutan
gönül koyan ama hiç gülücük emojisi olmayan
gülen yüzlerinizi saklardınız da fotoğrafımdan
önceki otobüsü kaçırmışlığın telaşıyla duraktan
sizlerdiniz soğuk bir ürpertiyle ruhunu kapatan
veda sözcükleri sessiz dilin konuşma balonu kapalı
resimlerin üstü kararacak yaşamın her hakkı saklı
ahşap kulübe, taştan bir yatak ve beyazdan yatılı
yolculuğun daha başında bıraktınız bir vedaydı kalanı…
Varlığın yokluğuna dayalı bir davadan hükümlü
başlamak için bulmak gerek eskiden eksik bölümü
gölgesi yıkayacaktır ışığımı karanlık bir avluda
korkmamalıyım büyüdüm bırakırım çocuk yüzümü
gökkuşaklarına sarınıp giderim soluk yakasız bir rüyada
beyaz bir yolda sorgusuz geçerim ben bu köprüyü
ve hareketin son ateşinde tüten gerçeğin saf tozunda
askerliğimi tamamlamış olmanın vukuatsız süngüsü
bir musalla taşından doğarım mutlak, tadarak ölümü…
kAD’r+
Kayıt Tarihi : 26.12.2025 21:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ölüm Temasında Şiir Yazmak. Şiir Atölyesi İçin.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!