tohum çatlarken yanar kavrulur
sen ey kadın beni serin tuttun
ilmek ilmek delerken soğuk
sen ey kadın elimi tuttun
nice kalem ve cennet
siz hala 'hayat' ta mısınız?
dolup taşan bardakta mısınız?
dünya denen kısacık uykuda
üzerinde yatılan 'yatak' ta mısınız?
zehir içer gibi cesurca
birkaç sıfır ve bir..
sadece metal, fişe takılı.
ne his ne de temas,
aşklar tıkırtılı, cızırtılı.
tuşlar yazdı monitör gördü.
barut dolmuş cebin
simsiyah eller
kan dolu gözünde
zamanını bekler.
yok olmak için,
bir çırpınış.
varlığım çiğ tanesinin
içinde bir yansıma
zahmetsizlik kadar turuncu
sıcak kanlı içimde.
göz çukurunda tersyüz olduğum
kahırlı bakışmalar.
uçurumlar, içine çeken
kasırga hırçınlığında
geceden sabaha düştüğüm..
akıntı ki ne yazık göz pınarın,
sızıntı kadar incecik
yarım kalan yılların
Bir hikayesi olmaz
Ne gelen olur mezarına ne de ağlayan
Sağdığın dertlerin
İçine çekeni olmaz.
Dünya evinde misafir kaldıkça bu devran,
Gönlünün pınarları çağlayandı cihana.
Bakışın bile serinlikti her türlü insana.
Ne yanan ne de yakana,
Gel! sözünü esirgemeyensin.
Aşk ilaç gibi, diriltir her hasta gönlü.
Bir bardak sudur mutluluk
İçemeyene nazar
Çiçeğin kokusunu ciğerine
Çekebilmendir.
Bahçe ortasında
Durana nazar.
ne güzel..
arkada kalan güzellere ulaşabilmek
seni bekleyen ve hep ümitle, kalpleri
kuş çırpıntısı gibi kıpırdatan..
ne güzel; inceyi ayırablmek
tüm kabalıklardan, karanlıklardan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!