Bugünde yaşarken dünü bilmezsin
Mevsimler değişir günü bilmezsin
Bırak el-âlemi seni bilmezsin
Zamansız sevgiyi tarif etmek zor
Yaşamı o varken var olur bilen
Seni bıraktığım o yerde,
Keşkeleride bırakabilseydim.
Bu gün içim sızlamaz,
Yüreğim yanıyor olmazdı.
Hiç geçmeyeceğimi sandığım bu şehirden,
İnadına geçişlerde neyin nesi ey be can.
Bir cami avlusuna
Bıraksam bedenimi.
Geçmiş yıllara inat
Var olan kimliğimi.
Tel örgülerle çevrili gelincik tarlasında,
Özgürce kanat çırpan kelebekler misâli.
Uzaklık adının kalmaz eseri
Gün gelir tükenir gözünün feri
Aşk için dökmezsen alnından teri
Sanma giden günler geri gelecek
Yenik düşme sahte dostun fendine
Sen bayrağı ne sandın kendin bilmez çapulcu
Ta eskiye dayanır bunların bozuk ucu
Başkasına uşaklık densizliğin sonucu
Sen kendine gelmezsen ben seni getiririm
Kendi kanında boğar soyunu bitiririm
Küçücük tepeler dağ olur çıkar
Yol hep yokuş olur yürüyen bıkar
Yarası hiç geçmez aşk canı yakar
Hep içine akar kan üzüm gözlüm
Bölünen uykular kâbuslu düşler
Senin sevgin ıslatmadıktan sonra bedenimi
Yağmur yüreğime yüreğime yağsa,
Ne çıkar.
Sayende döktükten sonra tüm yapraklarımı
Yeniden filizlenecek çiçeklerin,
geleceği karanlık.
Yıllar yılı beklediğim sen
Geldin işte
Bir çığ gibi düştün ya üstüme
Görmezlikten gelmenin gereği yok
Yok saymanın zamanıysa hiç değil
Nerden geldin ey deli kız
Şair yaşadıkça yazarmış meğer
Güneş güzellere, ay bana doğar
Duygular depreşir ruhumu boğar
Bugünden dünüme dönesim gelir
Hasretin yakarken susuzluk hiçmiş
Sen bana kanatsın,sen bana kolsun
Beni yarınlara götüren yolsun
Sevgi saltanatı seninle olsun
Kötüler kadrini bilmez Dilara
Uzayan bir yolsun hayat içinde
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!