Pazartesi günlerini hiç sevmedim, pazartesinin de beni sevmediğine eminim zaten. Tembelliği meslek edinmek bir uzmanlıktır, kendimle ne kadar övünsem de azdır.
Pazartesi konusunda yalnız olmadığımı ve benim gibi düşünen insanların olduğunu bilmek içimi rahatlatıyor. Demek ki ben normal bir insanım…
Tembelliği meslek olarak gören birisi olarak, okul yıllarımda sınav arifeleri aklıma geliyor. Hâlbuki sınav tarihini nerdeyse bir ay öncesinden bilmeme rağmen son güne kadar rafa kaldırmak özgürlük, arife gününde ise altyapı kopya çalış ...
Ağırlaşan rüzgarın içinde kentin yakarışları dilsiz,
Sokaklar sessiz, ben yorgun
Yalvarışlar yakarışlar nafile, kefen denizinde.
Kimliksiz aynalar anlamsız bugün,
En sevdiğim melodiler yabancı ve uzak.
Geçen yıl bugün sen vardın, yarın yoksun…
Dili olmayan bir kalemim varmış meğerse,
Haykırmak istiyor yorgun bedenim ama nafile,
Ağlamak sadece günümü kurtarıyor,gülmekte acıyı
Nereye baksam yaşanmışlık..gülüşler…hıçkırıklar
Çekip gitmelerin blörfünde sömürülen duygular…
Dili olmayan kalemim isyanlarda…
Dağların arasından aydınlık doğuyor kızıllığıyla
Takalar yarışa hazır, balıklar kaçmaya…
Yosun kokusu açlığı azdırıyor yine
Nasırlı eller birbirini sıvazlıyor
Bir gün daha başlıyor ağlara takılı umutlarla,
Uğurlar ola evlat uğurlar ola
Bir efsane vardır,
denizlerin ötesinde yaşayan,
yaşadıkça susayan,
susadıkça anlayan…
Beyaz kanatları gökyüzüne dost,
rüzgâra düşman,
Gözlerine her bakışımda,
kaybettiklerimi buldum.
Bulduklarım yaş oldu gözlerimde…
Sevgi duvarını yüreğime yaptım.
Yıkamadılar sana olan sevgimi…
Sevgim okadar büyük ki,
Elbet sende yanaşacaksın, sığınacaksın bir limana…
Uyma deli rüzgara,
Bir gün sana dönerse rüzgar,
Anlarsın yelkencik, anlarsın değerimi.
…
O zaman durma yelkencik.
Çocukluğumda elimi beyaz kağıda koyar,
kalemimi gezdirirdim çevresinde,
enbüyük eserim,cinali belkide.
Renklerle ilk tanışmam gibisin,
gökkuşağı tadında kişiliğin,
ana renkler sen,nötr renkler utangaçlığın...
Beyazlarla örtünmüş yalnız yaşamımda,
hasret kokusu sardı bedenimi…
Özlenen kokular vardır,
birde özlemle özlenen hasret kokuları…
Tutundum atkıya, doldurdu yüreğimi.
Ateşler içinde bile olsam,
sanatkarlar sokağını bilir misin?
işte tam orada,sokağın başında yalnız bir heykel,
tam oradayım,yalnızlığın tam ortasında...
tanımadığım yüzlerce yüzün arasında yapayalnız.
oturuyorum;
seni diliyorum.
Tüm zilleri çalmak istiyorum.
Hayretli bakışların altında,
deliliğime tanık istiyorum.
Çırılçıplak benliğimle,
işte karşınızdayım.
Tükürüklere boğun asiliğimi.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!