ne dersin buna
istersem kalbimde saklamak seni
sönmüş bir volkanın
kırık tahtında
yavaş yavaş gelsen de olur
aniden hüzün dalgaları bastı mı odanı
üstünden martılar uçacak gibi oldu mu
hatırlarsın o engin bakışlı kaptanı
kısık gözlerindeki derini göğsündeki mavi soluğu...
tuza kokuyorsa odanın içi süzülen rüzgarlarla
Hayır, bu benim yalnızlığım, herşeye razıyım;
Sokaklarda amaçsızca dolaşmaktayım:
Amaçsız maratoncunun acısı büyük olur,
Yorgunluktan yere serildiğinde.
Tanımla kendini, ne kolay bir bilmece
Kendimi arıyorum sisler içinde
Beynimden geçiyor apak martılar
Suya bir dalıyor, bir çıkıyorlar
Hepsi bambaşka bir biçimde
Elim kalem olmuş, yüreğim
nedense kış denince
kibritçi kızın hikayesi
gelir birden aklıma
bir de çenemin titreyişi...
yorganların altına
balosu var korkakların, siniklerin, mıymıyların, pısırıkların
parkta, gece, çimenin üstünde, ağaçların altında
kargaların güzel sesleri süsleyecek kulakları
hırgür, şamata bedava!
frankestein'ı kucaklayacağım bir kolumda drakula
farkettim ki
birilerini
özlemeyi
özlemişim
farkettim ki
çaresizliği özlemişim
dönüyor da duruyor kırkbeşlik
bilinmeyen zamanlardan bilinmeyen zamanlara doğru
zamanın sarkacında
yaşamlar dönüyor...
dünya dönüyor bir yandan
Gözlerim...
Gözlerim dalardı hani
Bir sonbahar sabahında.
Üşürdü ellerim,
Üşürdü yüreğim
Kim vardı ki yanımda?
soluk kesiyorduk yalnızlığın son karesinde
ensemde kendime adanmış anların soğuk nefesi
kaygı deminde paşa çayı
asfaltta sokak kopeği bobi
aralık sonu istanbul hatırası




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!