Uyanıyorum, sabahlar karanlık, uyuyorum geceler aydınlık.
Üzerimde gereksiz bir ağırlık
Kalbimde hepsini unutturacak aşkın.
Ellerimin içi terliyor,
Gözlerim parlıyor,
Kalbime indiğin gün,
Hiç kararmadı gökyüzü.
Hiç gündüzleri parlamamıştı
Yıldızlar gözüme görünecek kadar.
İşte o gün anladım,
Hani yağmur yağarda sırılsıklam olur ya insan,
Sende yağmur gibi yağdın üzerime.
Bende sırılsıklam oldum aşkınla.
Hani gökyüzü aydınlanır ya sabahları.
Sende öyle aydınlattın kalbimi.
Her gece aklımda bir ses; nerdesin, git çok kalma orda diyor. Elimde olsa bu gece orada olurum sevgilim. Sıcacık ellerini tutar, sabahlara kadar melek yüzünü izlerim gecenin sessizliğinde. Sabah olur gözlerini açar ve karşında beni görürsün. Düşünüyorum da sevgilim ne kadar mutlu olursun. Gerçekten mi? Çok mu mutlu olursun? Bende öyle tahmin ettim herşeyim. Kahvaltı hazırlarım ikimiz için. Sen sıcacık yorganın altında uzanırken. Bir tek gül koyarım masaya senin için. Birden fazla gül istemem , çünkü dünyamdaki tek gül sensin. Kahvalti ederiz beraber. Sonra seni gideceğin yere bırakırım. Araba ile değil ama, yürüyerek. Niye mi? Seninle daha çok zaman geçirmek için sevgilim. Elini daha uzun süre tutmak için. Hissetmek için seni yanımda. Hemen zaman geçsin de beni ara diye beklerim tüm gün, seni olduğun yerden almak için. Yine yürürüz sevgilim eve kadar. Sen anlatırken birşeyler, ben seni izlerim. Ne dediğini anlamasamda o an. Hapsolmuştur gözlerim gözlerine. Sadece bakarım... Eve döner ve akşam yemeğimizi hazırlarım. Kırmızı mum eşliğinde yemeğimizi yeriz. Yemek biter ve bool köpüklü kahveni yaparım sevgilim. Evin terasına çıkar, kahvemizi içeriz ilk günkü heyecan ile. Senin uykun gelir, uyursun. Ben yine seni izlerim sevgilim sabah olana kadar. Gün aydınlanır ve ben kendimi bu anları hayal ettiğim yerde bulurum.
Gökyüzünden inen bir melek misali indin kalbime. Sağ tarafımda bir melek. Solumda ise şeytan. İşte sen sol tarafıma indin. O şeytanı yok ettin. Sonra farkettim ki uçuyormuşum. Ayaklarım yerden kesikmiş. Kanat takılmış bir insana çevirmişsin beni. Seni arıyorum her yerde. Sağımdaki melek dürttü beni. Uzaklardaymışsın. Uçuyorum sana doğru. Ellerini tutmaya, sarılmaya, hissetmeye uçuyorum. Seni senden almaya uçuyorum. Senle beni, biz yapmaya uçuyorum. Biliyorum artık seni. Sanki daha önceden tanıyormuş gibi biliyorum. Yabancı gibi davranmayacağım. Adını söyledi sağımdaki melek. Aşk. Aşk'mış adın. Daha duyar duymaz aşık oldum. Her geçen gün daha da yaklaşıyor kalbim kalbine. Geçen her saatte daha çok özlüyorum seni. Bakıyorum ve hiç bir şey kalmamış sana ulaşıp kalbini çalmaya. Her gece 1 gün daha yaklaşıyorum sana. Ülkeleri geçiyorum. Dağları, çölleri, ovaları. Bekleyeceksin değil mi beni? Bekle ne olur. Bekle ki gör sana olan aşkım ne kadar büyükmüş. Belki sen biliyorsundur beni. Belki rüyalarına girmişimdir. Ordan biliyorsundur beni. Rüyanda ki işte. Hani kim o dediğin kişi. Benim o. Kalbini çalmaya gelen kişi. Benim! !
Edalı bakışların geliyor aklıma, tebessümünde boğuluyor gülüşlerim,
Özlediğimi hissediyor tüm hücrelerim,
Seviyorum diyorum sana, sen sevme derken beni,
ölüyorum sevgilim yokluğunun ertesinde.
Görüyorum sevgilim nasıl severken bizi..
Yokluğundan mıdır,
Yoksa yoğun duygularım mı engel olamıyor yokluğuna?
Sustuğumdan mıdır,
Yoksa içim içim ağladığımdan mı keder doluyor gözlerim?
Gittiğinden midir yokluğun,
İki taraflıdır gün,
Bir tarafı sen, diğer tarafı ben.
Aydınlık senin,
Karanlık benimdir.
Seninle olmak, senden ayrı kalmak kadar uzak bana,
Yokluğunda doğan özlem, göz yaşlarımda boğulur ansızın.
Sensizlik öyle bir şey ki sevgilim
Seni yaşarken, sana dokunurken ve seni severken ölmek gibi..
Aşk mısın sen? Sevda mı?
Gül müsün sen?diken mi
Su musun bana yoksa çöl mü?
Aşıksın sen bana aşksın sen.
Çöldeki vaha gibisin
Dikenin üzerindeki Gül gibi.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!