İflah olmaz derde düçar oldu gönül; bîçareyim.
Meftun olup içtim aşkın bâdesini... Mestâneyim!
İzin ararım diyar diyar; yolun kaybetmiş, divâneyim.
Gezer dururum çöllerde Mecnun misali; avareyim...
Himmetinle şu dâr-ı dünyaya geldim geleli;
Bir han imiş bu âlem; sandım ki ebedi...
Nârınla tutuşup, aşkınla yoğrulup pişeli;
Vuslat eşiğinde, şem'-i cemâline... Pervâneyim.
"Kün" emrinle kurulur devran; döner felekler,
Zikrinle raks eder gökte yıldızlar, melekler...
Nurunla can bulur âlem; kabul olur tüm dilekler;
Mutlak hâkim Sensin Yarab; huzurunda âmâdeyim.
Mülkün yegâne sâhibi; Sensin her nefeste ayân,
Zaman Sen, mekân Sen; gayrısı yalan!
Hükmünle kurulur divân; rızandır tek liman;
Seyr-i sülûka erdim; dergâhında âsudeyim.
11.01.2026
23:33
*************************
İyileşmez derde düştü gönül; çaresizim.
Tutulup içtim aşkın şarabını... Sarhoşum!
İzini ararım diyar diyar; yolunu yitirmiş, deliyim.
Gezer dururum çöllerde Mecnun gibi; avareyim...
Lütfunla şu geçici dünyaya geldim geleli;
Bir konakmış bu dünya; sandım ki ölümsüz...
Ateşinle tutuşup, aşkınla yoğrulup pişeli;
Kavuşma eşiğinde, yüzünün ışığına... Pervaneyim.
“Ol” emrinle kurulur düzen; döner gökler,
Anışınla dans eder gökte yıldızlar, melekler...
Işığınla can bulur dünya; kabul olur tüm dilekler;
Mutlak egemen Sensin Yarab; huzurunda hazırım.
Varlığın tek sahibi; Sensin her nefeste apaçık,
Zaman Sen, mekân Sen; gerisi yalan!
Yargınla kurulur divan; rızandır tek liman;
Olgunluk yoluna erdim; kapında huzurluyum.
***********************************
Münacat: Allah'a yakarış, dua.
İflah: Kurtuluş, onarma.
Düçar: Tutulmuş, yakalanmış.
Bîçare: Çaresiz.
Meftun: Tutkun, gönül vermiş.
Bâde: Şarap, içki (tasavvufta ilahi aşk).
Mestâne: Sarhoşça.
Diyar: Memleket, ülke.
Divâne: Kaçık, deli, şaşkın.
Mecnun: Deli, çarpılmış (Lâyla ile Mecnun hikâyesine atıf).
Avare: İşsiz güçsüz, serseri, boş gezen.
Himmet: Yardım, lütuf, gayret.
Dâr-ı dünya: Dünya evi, dünya yurdu.
Âlem: Evren, dünya.
Ebedi: Sonsuz.
Nâr: Ateş.
Vuslat: Kavuşma.
Şem'-i cemâl: Yüzün güzelliğinin mumu/ışığı.
Pervâne: Geceleri ışığın etrafında dönen küçük kelebek.
Kün: "Ol" (İlahi emir).
Devran: Dünya, zaman, felek.
Felek: Gök katları, şans, talih.
Zikir: Anma, hatırlama.
Raks: Dans.
Âmâde: Hazır.
Mülk: Sahip olunan şey, egemenlik alanı.
Yegâne: Tek, biricik.
Ayân: Açık, belli.
Gayrı: Başka, diğer.
Hüküm: Karar, otorite.
Divân: Yüksek meclis, mahkeme.
Rıza: İstek, memnuniyet.
Seyr-i sülûk: Bir dervişin tasavvuf yolundaki manevi yolculuğu.
Dergâh: Kapı, huzur, tekke.
Âsudey: Sessiz, huzurlu, dinç.
Kayıt Tarihi : 15.3.2026 03:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!