Bir deniz gönder bana gözlerinden;
Yüreğin kadar engin, sevgin kadar mavi;
Bir tutam da yakamoz serp üzerine bir gülüşünle,
Sonra yasla başını göğsüme,
Ay ışığı, mutluluğu tadarken saçlarında
Ben sessiz şiirler söyleyim sana; bir kadeh şarap tadında,
Ve sen sevdâ şarkıları düşür içine kor gibi.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




şiirinizi zevkle okudum yüreğinize kaleminize sağlık sağlıkla kalın
hocam yine tadına doyulmaz bir şiir olmuş yüreğine sağlık
HARİKA BİR ŞİİR OKUDUM..SEVDA KOKULU DİZELERDEN..USTADIM KUTLARIM..SAYGILARIMLA..
YÜREĞİNİZE SAĞLIK ŞAİRİM MAVİ DÜŞLERİMİ TAZELEDİM DİZELERİNİZİN KIYISINDA SEVGİYLE YOĞRULMUŞ ÖZÜNÜZDEN KAĞIDA DAMITILMIŞ GÜZEL YÜREĞİNİZDEKİ ENGİN SULARINIZ YÜREKLERDE ÇAĞLASIN SEVGİYLE KALIN SAYGILAR Ünal YİĞİT__Yakamoz Bekçisi grup kurucusu.
Bu sıcacık ve romantik şiiri bir kez daha okumak büyük haz verdi kaleminize sağlık
Mesut Özbek
BİR DENİZ GÖNDER BANA GÖZLERİNDEN.....OF OF OF....DAHA VAR MI GERİSİ.....İŞTE BU........BİR DENİZ GÖZ BEKLER YÜREĞİM............SAYGILAR.....
yazan yüreğin susmasın,,,kutlarımmmm
Bir dünya gönder bana gözlerinden;
Yüreğin kadar sevgi dolu,ellerin kadar mutluluk veren
İçinde yalnız sevgiyi bilen insanlar olsun.
Yemyeşil umut ormanları yayılsın her yanına,
Kokunun sindiği yaban çiçekleri üzerinde özgür kelebekler uçsun,
Gölgesinde yüreklerimize kuş cıvıltıları ve huzur dolsun...
...Ve bir bakış gönder bana gözlerinden,
İçinde yalnız sen ol,bir kızıl karanfil ve dudakların olsun...
şiir gibi şiir işte girdinizmi ustanın sayfasına çıkmak mümkün deyil....tebriklerimle...
müzeyyen başkır
Bir deniz gönder bana gözlerinden;
Yüreğin kadar engin,sevgin kadar mavi;
Bir tutam da yakamoz serp üzerine bir gülüşünle,
Sonra yasla başını göğsüme,
Ay ışığı,mutluluğu tadarken saçlarında
Ben sessiz şiirler söyleyim sana; bir kadeh şarap tadında,
Ve sen sevdâ şarkıları düşür içine kor gibi.
Yalnız,çıplak ayakların değmesin suya,dayanamıyorum;
Sarhoş oluyor deniz,öpünce ayaklarını,
Gelip birşeyler fısıldıyor kumsala çapkın çapkın;
Kıskanıyorum....
Bir gökyüzü gönder bana gözlerinden;
Yüreğin kadar güneşli,sevgin kadar sonsuz...
Can suyum,sevdiğim,
Martılar uçuşsun üzerimizde,kanatlarından gümüş rengi umutlar dökerek
Ve bir gökkuşağı da olsun;
Yedi rengi; umut olsun,huzur,sevgi,vefâ,mutluluk olsun, güzellik ve şiir olsun
Ve senin tayf'ın olsun...
Bir dünya gönder bana gözlerinden;
Yüreğin kadar sevgi dolu,ellerin kadar mutluluk veren
İçinde yalnız sevgiyi bilen insanlar olsun.
Yemyeşil umut ormanları yayılsın her yanına,
Kokunun sindiği yaban çiçekleri üzerinde özgür kelebekler uçsun,
Gölgesinde yüreklerimize kuş cıvıltıları ve huzur dolsun...
...Ve bir bakış gönder bana gözlerinden,
İçinde yalnız sen ol,bir kızıl karanfil ve dudakların olsun...
Sevgili Ünal Beşkese,hiç bir satırı diğerine yeğliyemedim.Hangisini seçeceğimi bilemedim.
Öylesi güzel,öylesi doyumsuz bir şiir ki.
Tüm yüreğimle ve tam puanımla kutluyorum efendim.Sevgi dolu yüreğiniz ,her daim coşup taşsın.Tüm dilekleriniz gerçek olsun..
Böylesi içten ve sevgi dolu,saygın bir şiiri tam puanımla kutluyorum ve +antolojim tabiiki.
Sevgi ve saygılarımla...
ne romantik,ne güzel şiirdi yaa...
Bu şiir ile ilgili 172 tane yorum bulunmakta