Mum bir tac takmıştı, alevlerden başına,
Pervane dönüyor, başındaki tacına,
Bu hüzün bana mı? Soruverdi pervane;
Çırpınıp bakmıştı, mumun gözü yaşına.
Yaklaşan sabahla, hava aydın olacak,
İçimde bir yere, karanlıklar dolacak,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



