Birbirine kenetli, mülteci bakışlı taşlar
hangi tarafa döndüyse yüzünü
rüzgar, işaret etti kaygan sıvıya
kalbine inemediği düşmanını;
bazı sokaklarda çözülmüştü direnci
yorgun ve yarım bakışlarında ürkeklik
ıslak ensesinde kahrolası gariplik
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




yüreğinize sağlık. güzel bir şiir.
Bu günlerde çok sayıda İstanbul şiiri okuyorum ama mazlum ve kanayan bir İstanbul'u dinlememiştim uzunca zamandır...
Benim kendi gözlerimle izlediğim bir İstanbul'du bu...Adına yakışır şekilde - ansar,ensar, nasır, yardımcı(lar) -İstanbul'un yardımına koşmuşsun genç arkadaşım!...
Sevgi ve teşekkürlerimle...
Naime Erlaçin
düşündğ belkide
onun için kalıcı olsa gerek....
dilerim kalıcığı daimi olur Ensar
sevgiyle,
Tebrikler Üstad...
İstanbul'da yaşamakla İstanbul'u özlemek farklı şeylermiş...İstanbul'uı özleyenler sluetine takılıp kalıyor şehrin bencileyin..Yaşayanlarsa,arnavut kaldırımlarına varıncaya kadar farkındalar sizcileyin..
Teşekkürler..
Sevgiler
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta