Birbirine kenetli, mülteci bakışlı taşlar
hangi tarafa döndüyse yüzünü
rüzgar, işaret etti kaygan sıvıya
kalbine inemediği düşmanını;
bazı sokaklarda çözülmüştü direnci
yorgun ve yarım bakışlarında ürkeklik
ıslak ensesinde kahrolası gariplik
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..



