Bak bu gece bulutlu,
Üstelik çok karanlık, sanki gökyüzü hırkasını üstümüze devirmiş.
Benim uykum firari, senin sesin mahşeri,
Dudağının kıvrımında bin yıllık nota gizli.
Senin sesin diyorum, bir kuşun kanat çırpışından çok daha somut,
Hangi dizeye tutunsam orası çok mutlu bir bayram yeri.
Güzelliğin; hani o şarap kadehinin rengindeki zümrüt yeşili
Hem gitmek ister hem kalmak, o kadar ince, o kadar sahi.
Sen konuştukça, çöllerin o meşhur arap atları koşuyor içimde,
Kayıp gitmenden korkuyorum, sanki bir harfi eksik bıraksam,
Bütün şiir devrilecek, bütün nağmeler lal kesilecek
Gözlerin diyorum, Diyarbakır’ın surları kadar siyah ve sarsılmaz,
Ama gülüşün; tam bir Mardin sabahı.
Kaybetmem seni, merak etme;
Sesindeki o nağmeyi alıp, kalbimin meydanına
Üç asırlık bir mühür gibi vurdum bu gece.
Kayıt Tarihi : 27.2.2026 02:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!