gözlerinin içine içine bakarsın..
içinde yanan ateş bakışlarında parıldar..
güneşin sabahın köründe gözlerini rahatsız edici ziyareti gibi..
ancak baktığın o bir çift gözde öyle bir buz dağı vardır ki,
yureğinde ki ateşi eritir..
ilk adımı atarsın..
beklersin..
tekrar bakarsın..
buz dağı aynı buz dağı,eriyen yine yüreğinde ki ateş..
yürürsün..
o andan itibaren artık çok geçtir geri dönmek için..
insan en çok O an vazgeçer..
gidersin..
ardına bakmadan..
attığın adımların sayısı çok önemli değildir artık..
ayaklarını ıslatan bakışlarına aldırmadan yürümektir önemli olan..
durursun..
sebepsiz,zamansız..
şimdi olmaz dersin yinede bakarsın son kez..
belli belirsiz görürsün..
bir bekleyen vardır çok gerilerde..
ayaklarına dolanan bakışların zannettiğin,
yüreğinde eriyen ateş zannettiğin,
en önemlisi çok çok öncesinde koskoca bir buz dağı zannettiğin,
sevgilinin yüreğindeki okyanustan başkası değildir..
yanılırsın..
hemde ta en başta..
işte asıl o andan itibaren cok geçtir geri dönmek icin..
yüreğinde sadece is kokusu..
artık ayakların kurudur..
çünkü okyanus ne kadar derin olursa olsun,
sığ bir kıyısı muhakkak vardır..
Çünkü;
Annenin karnında O Gün gibi beklediğin,
Dün yitirdiğindir..
Kayıt Tarihi : 26.12.2011 22:31:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Muhteşem Aşklar Düşlemesi,İlk Adım; Kabahatli özür mektupları'nın devam şiiridir..

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!