MUHSİN YAZICIOĞLU
Elli Dörtte Sivas’ta, Şarkışla, Elmalı’da
Gözlerini açmıştı, Muhsin Yazıcıoğlu.
Herkes bayram ederken, hiç kimse sormasa da
Çileli bir yoldaydı, Muhsin Yazıcıoğlu.
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Muhsin Yazıcıoğlu
Bir haber gelsede müjdeler gibi
Çık'san Kar' ın bağrından kardelen gibi
Güller yine kıskansa o gülüşünü
Geceler çok karanlık doğ hilal gibi
Hak'ka emanet etmiştin her bir işini
Gerçekleşmiş görsen artık düş'ünü
Şüphem yok yasladın, peygambere başını
Dostların yolcular, göz yaşlarını
Bitmesin istiyoruz, ümit bitmesin
Dost çağırırda, dost nasıl gitmesin
Dilerim o sevdan bizde bitmesin
Seni çok seviyoruz Başkanım Muhsin (Yazıcıoğlu)
Şadan Yenişafak
Allahın dostları, sevdikleri, sevgilileri paratoner gibidirler
Ümmetin, Milletin, Devletin başına bir bela müsibet geleceği zaman onlar kendi üzerlerine çekerler, yani ümmet için millet için vatan için Allah için din için kurban olurlar, bilirsiniz. sırtlandan, çakaldan kurban olmaz Koç'tan olur onlar bu davanın bu yolun kınalı koçlarıydı ve Hepside Allah için kuban oldular onlar elbetteki Caferi tayyar r.a gibi Allaha kanatlandılar kar kadar beyaz tertemiz yürekleriyle, lakin bizler etten kemikteniz Rabbim zaafımızı isyandan saymasın göz yaşlarımızı rahmetine çevirsin bizleride sevdiklerine yakın eylesin Hepimizin başı sağ olsun ELFATİHA MA SALAVAT
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta