SELLERLE HİCRET EYLEDİK
Yağmurla karla tanıştık
Taşa toprağa karıştık
Coştuk çaylarla yarıştık ‘ Sellerle hicret eyledik
Bilir misin behey Şakir serviler neden uzarlar
O muhteşem duruşuyla’ niye heybetlidir çınar
Biri güzellik simgesi Biri şefkat abidesi
Çınarlar şükürle büyür serviler tevhitle uzar
Muhittin Laçin (misli)
ŞİİR VE ŞAİR
Şiir, şairin yöneldiği bir mâna kapısıdır.
Elindeki kalemiyse o kapıyı açacak altın anahtarıdır.
ihlaslı adimlarla o içeri girince aktan karaya
Yediden yetmişin bulunduğu Bir fikir çarşısında bulur kendini.
SÜR EŞEĞİN NİĞDE YE
Anlatamadıklarım is bağlamış içimde
Bilir ‘misiniz dostlarım benim yandığım neye
Zaman dokuz doğurmuş Matruşka’lar iç içe
Kör keçi racon keser geçmediği köprüye
TANRISIYLA DÖVÜŞEN KUDURMUŞ
UCUBELER
Yıkılsın mavi kubbe zalimlerin üstüne
Dökülsün dili dilim çürümüş gövdesine
Sorun şu murdar giymiş küfrün efendisine
TAŞA DİL ÖĞRETEN İNSAN
Taşa dil öğreten insan
Ne kadar aciz çaresiz
Altı üstü yoktur inan
Yer temelsiz gök direksiz
TÖRE
Sahipsiz sanma bu köyü
Muhtarından önce bey var
Bir tek sayfa çevir yeter
Anlatılacak çok şey var
TÜKÜRME KELEŞİME
TÜKÜRÜRLER LEŞİNE
Muhittin Laçin ( Misali )
TÜRKLER
VE İSTANBUL
----------------------------
Türkler yar’ sız kalırdı
İstanbul olmasaydı
İstanbul öksüz kalırdı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!