YETER SÜRÜKLENDİN DİVANE GÖNÜL -1982-
Yeter sürüklendi divane gönül
Aktı gözyaşlarım sele benzedim
Hasret çeke çeke çürüdü ömrüm
Yandı kara bağrım küle benzedim
YİĞİDİM: Haziran -2000-
---------
Yüreğimiz tipi boran
Başım duman kar yiğidim
On derdim var binde yaram
Yeter ki sen sor yiğidim
YiRMİ BİRİNCİ ASIR OCAK -2011-
Şaşmamak elde değil baş döndürüyor zaman
Uzaya çelme taktı göğe taht kurdu insan
Göz dikti pay istiyor marstan yıldızdan aydan
Atmosferi deldiler gezegenler aşıyor
YOKSUL
Komşulardan bulamadı borç para
Fakir idi gidemedi doktora
Gün geçtikçe azdı büyüdü yar
Muhtar ilmühaber yazdı gönderdi
YÜREĞİM ÜŞÜYOR OĞUL
Benden başka çığlığımı duyan yok
Yoksulluk sesimi kısıyor oğul
Yüreğim üşüyor yatağım soğuk
Gece hafakanlar basıyor oğul
YÜRÜDÜĞÜM MENZİL
Görmeden bilmeden bir noktaya ben
Her gün biraz daha yaklaşıyorum
Durup dinlenmeden ara vermeden
Mecbur yine beni ben taşıyorum
ZAMAN
Zaman ahir zaman da
kendi kabına sığmayan insan
Zaman günahsın zaman kusursuz
Zaman akıp gidiyor bedelsiz parasız pulsuz
Hatasını ayıbını örtmek için suçlandı zaman
ZAMAN FUKARASI
Ey musallada ki adam imzalanmış fermanın
Çözülmüş gönül dilin değişmiş hür lisanın
Öyle garip öyle yoksul öyle fukarasın ki
Ben diyecek vaktin yok sen diyecek zamanın
ZAMAN YORGUN DÜŞTÜ ŞAKAĞIMIZDA
Yüreğime elem ekti seneler
Sabırla büyüttük kucağımızda
Koca cüssemize sığmadı kader
içli bir türküydü dudağımızda
UYAN HELE BE HEY GAFİL
Uyan hele be hey gafil
Neler oldu sen uyurken
Şafaklar göğe çekildi
Sabahlar yere döküldü. Rengi değişti sokağın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!