Sen bu kadar benim değildin aslında,
Olamazdın da...
Unutmadım falcı kadının söylediğini,
Hani ‘Yıldız Falı’ derler adına,
Sonra burçlar üstüne bir sürü laf söylenir.
Uzun, Uzun anlatırdı falcı kadın,
Ben ölüm ne bilmezdim,
Seni görmeden önce.
Ve Babamı özlememiştim hiç bu kadar.
Şimdi nerde?
Ben düşman ne bilmezdim,
Seni görmeden önce.
Bu çocuklar bizim.
Ve bizim geleceğimiz hepsi kuşkusuz,
Soğuk kış gecelerinde yapayalnız,
Çaresiz bıraktığımız.
Bu Çocuklar bizim.
Titreyen elleri,
Ağlamak nedir ki sizce?
Bir karanlık kuytuda sevişmek mi?
Yoksa deli bir rüzgarın çığlığında,
Acıyla yüzleşmek mi?
Ağlamak, ağlamaktır sadece,
Bir gün acıya,
Ağlayın yanan bedenime.
Gözyaşım olup ağlayın.
Gözlerimde yaşlar kurudu,Gökten yağan ateşten
Ağlayın ki,
Sesimi duymasalar bile
Gözyaşlarında boğulsunlar.
Bu ömür geçse de senden uzakta,
Kalbimden, ruhumdan daha yakınsın.
Aşkı fısıldayan o gül dudakta,
Ellerime uzak, bana yakınsın.
Artık ne güç kaldı ne kuvvet bende,
Canan’a gül vereyim gönlümün bahçesinden,
Rengi kanımın rengi,kokusu canım olsun.
Yıkılsın meyhaneler senin bülbül sesinden.
Her kadehte içilen bu sevda benim olsun.
Duyulmasın feryadım,sana susayan sesim,
Mevsimler bahar oldu,seninle geldi her şey.
Umudum şimdi sensin,her günüm dünden güzel.
Hatıralarla doldu,seninle geçen günler.
Akşamlar sevda gibi,sevdalar dünden güzel.
Rüya mı bu acaba? Yoksa hayalmi dersin?
Bir garip dünyada yaşıyorum,
Her şeyden uzak.
Sevmek istiyorum delice,
Sevdiğim benden uzak.
Özlemek istiyorum yıldızları,
Özlemini unutmak için.
Ben her bahar canlanirim yeniden,
Suda cemre,havadaki kus gibi.
Ilkbahardir seni bana getiren,
Gonlumu isitan bir ates gibi.
Bazen bir caglayan,bir sel olurum,
Aziz dosttum şiirlerinizi her zaman okuduğum gibi tekrar tekrar dönüp okuyorum.tükceniz mükemmel
yeni şiirlerinizi bekleriz.hörmetler.sağlıcıkla kalınız.
Erden....