Ben şimdi bir sevdalı kuş olsaydım
Uçsaydım özgürce gökyüzüne varsaydım
Ben şimdi bir deryada balık olsaydım
Yüzseydim delice derinliklere dalsaydım.
Ah şimdi elinde telefon olsaydım
Ne sayabildim yıldızları
Ne görebildim gökyüzünü
Koklayamadım gülü dalında
Ve ben sanki dört duvar arasında
Ellerim ayaklarım prangada
Kahrolası yıkılası Silvanda..
Ne zaman dara düşersem
Kaybolur gider yüze gülenler
Hayattan bıkar ölüm istersem
Kaybolur gider yüze gülenler
Zulüm durağım her günüm
Yaşamakla ölmek arasında
Acı duymaksa sevmek..
Amansız bir direniş
Bir isyansa sevdamız
Bastırılması imkansız
Alma ellerini ellerimden
Hüznü düştü yüreğime sensizliğin
Ben bu gece sensiz sabahladım
Biliyordum kapalıydı telefonun
Mesajlar çekip çekip ağladım
Baş başa kalıp usumla
Yaşamak hasretse dayanılmayan
Ağlamak, yakarmaksa tanrıya
Silvan'da Koçaş'ta söylenen
Ayrılık şarkılarıysa
Acıysa, kederse, işkenceyse
Ben yaşıyormuyum bir tanem..
Çal, çalgı çal..
Yüreğimi çalma
Umudumu aşkımı
Sevdamı hiç....
Çal ölümü gecelerden
Acıları çal.
Nasıl bir aşk yaşadık bilmiyorlarsa,
Doğan güneşe, buğulu camlara sorsunlar.
Böyle bir sevdanın narına yanmıyorlarsa,
Sevgilerin ölümsüzlüğünü yarınlara sorsunlar.
Bir sevda bendeki deli, dolu, dingin,
Nede çok sevmiştim
Ellerimde yüreğini
Hançerlendi umutlarım..
Can düştü, ten düştü, kana belendi gözlerim.
Biz bu yolun şaşkın yolcularıydık
İkimiz iki ayrı yönde..
Duyamam tatlı sesini
Güzel yüzünü göremem
Alıp kucağıma sevemem
Hasretim sensin çocuğum
Kara kelepçe olsada elimde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!