Ne de çabuk geçmiş yıllar
Anlamadan
Dinlemeden
Gençliğimi yaşamadım
Şöyle bir oh diyemeden
Evden işe
İşten eve
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




bu güzel şiir için tebrikler çetin bey
Ama bak Muharrem bey
Yine yamuk yapıyorsun.
Ben, fon dip diyorum
Sen, sallanıyorsun.
Keyfim yok de
Erken yatalım.
Eğer muhalif bir fikrin var ise
O zaman oylama yapalım.
Hayat bu Muharrem...(Herkes için farklı)
Güzel şiir için,şairi kutlarım.
Mustafa Yiğit
Bizim iş yerimizde el ense denilen cinsten oturan öyle çok ki..Onlara bakıp acaba burada enayi kim diye düşünmeden edemiyorum ama ben yinede vicdani rahatlığı seçip kendi çizgimde devam ediyorum..Onlara sadece bir sıfat ekşliyorum..Boş oturup çok çalışıyor gibi yapanlara, haksız yerlerde gerinip poz atanlara....Sayın (isim)...hazretleri...)))
Eh...ne diyelim..Hadi uyku vakti tıpış tıpış yatağa..Ninnimiz hazır vesselam..
Kalemin hiç susmasın dost..Hiç değilse içimizi döktürüyor..))
Muharrem bizlerden biri konuda bizden tebrikler efendim esen kalın...
Yaşanacak Mutluluklar Senin Olsun...
“Öyle şeyler gördüm ki aslında birbirinin aynısıydı; fakat onlar birbirinin kanlısıydı! ..”
Bu seriyi başından takip ettim ve gerçekten seri oldu... tutarlıydı, bütünseldi…
Görünen ve görünmeyen iki yüz… yada görülen ve bakılmayan yüzü desek…
Ama şiirin finali resti çekmiş… artık bakılmayan baktıracak!
Kutluyorum hocam…Saygılar…
O zaman benden de tıs Muharrem
Benden de tıs…
Haydi koçum yatağa
Tıpış tıpış…
çok güzel bir şiir okudum
kutluyorum
Bu dünyada bile öbür dünyayı yaşamaya mecbur kılmaya çalışan anlayışlara duyarlı ve anlamlı bir yanıttı çetin Bey, kutlarım. Mutluluklar sizinle olsun!(10on)
Öyle şeyler gördüm ki aslında birbirinin aynısıydı; fakat onlar birbirinin kanlısıydı! ..
*
Aydınlanıncaya kadar sürecek bu dava... Ötesi yok!
Tebrikler Sayın Çetin Özdemir, Muharrem İle Söyleşi çok özeldi...
Didaktik ve satirik özellikler taşıyan bu serinin diğerlerine de göz atmak gerekiyor.
Tebriklerimle...
üstadım;
güzel çalışmanızı beğenerek okudum.. çok çok güzeldi..
mutlu yıllar dilerim.
kutlarım saygın kaleminizi ve sevgi dolu yüreğinizi..tam puan 10.
akçaydan selam ve saygılarımla...ibrahim yılmaz
Bu şiir ile ilgili 18 tane yorum bulunmakta