Adını bilmediğim, haritada görsem tanımayacağım bir şehirde,
Bütün sokaklar sana çıkıyormuş meğer.
Karşıdan sen geliyordun...
Yürümüyordun da sanki,
Bir mısra yürüyordu kaldırımda.
Kalbimin ritmi, bozuk bir saat gibi tekliyordu,
Ay doğdu geceye yapraklar kalmamışken
Yüksekçe bir güneş olup aydınlattın sen
En karanlık rüyamın içinde bir ağaç
Ben orada ağaçtan bir bulamaç
Sapasağlam bir hamurdun, kavruldun
Od oldun ruhuma dokundun
ansızın bir ağlamak düğümleniyor boğazıma
hele ki sofradaysam, önümde soğumuş çorba
nedendir bu kahır, hikmeti ne
hafızamda volta atan o isim
sadece seninkidir
ansızın bir gülmek, gayri ihtiyari
Uykularım hep bölük pörçük, hep yarım
Bir meçhule yetişmek için uyanırım
Nereyedir bu telaş, bu amansız akışım?
Ah bilmem... Zihnimde kara gülleler.
Bir kahve buğusunda saklıdır gizim
Uzaklardan bir feryat, incecik, camdan ince,
Küçük bir canlıdan kopar, sanki dert dağlayınca.
Meğer yere düşmüş emziği, bütün kederi buymuş,
Kimseler işitmez mi? Gök kubbe mi uyumuş?
O emziği yıkayıp sunmaktır bütün hüner,
Seni görmek diyorum, ah bir görebilsem
Bir avuç mutluluktur bu, lakin sıradan değil
Bir devin nasırlı, kocaman avuçlarına sığan
Kader kadar ağır, gökyüzü kadar derin bir sevinç.
Gözlerine bakmak, miladı şaşırmaktır,
Bir zaman makinesinin çarklarında kaybolmak,
Gece vakti aynadakiyle hesaplaşma
Görünüşü aşağılık
Kilolu ve saç sakal karışık
Bir daha inancı yok beğenileceğine
Ne aşağılık
Beğenilme arzusu içinde kavrulu
Senin kirpiklerinden düşen bir damla yaşa, koca bir ömrü adak diye bağladım,
Ben "olmaz" denen o çorak uçurumun kenarında, sırf sen gülümsedin diye çağladım.
Aklın, mantığın, o soğuk hesapların ne hükmü kalır benim şu daracık göğüs kafesimde?
Ben bütün dünyayı, senin adını ilk duyduğum o efsunlu, o sıcak hecede bıraktım.
Kahvelerde, köşe başlarında kaderden dert yanan o mağlup adamlara inat,
Rüzgarların uçurduğu hislerim nerede
Ardında bıraktığı kara küller saçıldı yerlere
Bir duman yükseliyor boynumdan göğe
Yorulmuşluğum balığın yüzeyde nefes alışı misali
Şarkılar açılıyor bulutların gözyaşı merasimi
Fafnir gözü gibi dertler, peşimde doymaksızın
Yarım kaldı benim tüm aşklarım
Yıldızı kayboldu tüm akşamların
Dün vardım, yaşadım; peki yarın
Camdaki menekşe selamlamıyor sabahı
Gönlüm odası ne vakit cereyan etse




-
Artoman Mariposa
Tüm YorumlarYenilerini beklemedeyiz sayın Virata..