Zincirlere vurulmuş bir küheylan gibidir özlemek,
Koşmak isterken hapis kalmak dört duvar gerçeklere,
Çift sarılı mutluluklardan tek taraflı muaf olmak,
Ve bir sigaranın dumanında mesafeleri yok saymak...
Zaman, zamanı kovalıyor geçmişimle bugün arasında,
Akrebin, yelkovanın peşinde gittiği her an kayboluyorum tiktakların buğultusunda.
Ya ben dünde kaldım, ya da dünden biri bende...
Sonsuz karanlıkta, uçsuz bucaksız bir araf mevsimindeyim.
Kırbaçlıyor ruhumu hasretinin zebanileri, bu neyin cezası,
bilmiyorum...
İyi çocuklardık biz, azizim,
Sapanlarımızla hiç kuş vurmadık,
Kırmadık kimsenin kanadını.
Ne kadar iyi olduysak, o kadar yalnız kaldık;
Bizler, asırlık bir çınarın budanmamış dallarıydık.
Ne kadar sevdiysek, o kadar unutulduk;
Herkesin varmak istediği bir yer var:
Çocuklar bayram sabahına,
Kuşlar gökyüzüne,
Yorgunlar evine...
Ben ise sana,
Yalnızca sana.
Nerede saklayacağım bilmiyorum seni
Gözümün nurunda mı,
Sol yanımın en derin kıvrımında mı,
Avuçlarımda usulca tuttuğum dua mısın,
Yoksa hayallerimin penceresinde
Çocukluğumdan beri sakladığım sır mısın?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!