Yüz değdi göze, bir mavi lale düştü gönle, sakarlık ki fevkalade
Kalpte zuhur etti Aşk-ı mecazi ve korku tecelli etti bedene
Döndü aklı selim halim, etti istişare kalple ki deli divane
Aramaktı bu bendeki, korkutan hakikati, sarmıştı çepeçevre
Kaçıştı aklın cevaba, nerde üstüm örten, arzu halimdi Hatice
Sığınaktı aşk için, gayede bir paye, Aşk-ı hakiki nerde ey Lale
Menekşe kokan bir sevdam vardı, korkuttular
Yapraklarından sıyrılan bir rüzgar vardı, bağrıma doğru esen
Bir yandan acılarıma serinlik veren
Bir yandan içimdeki heyecanı körükleyen, söndürdüler.
Menekşe kokan bir sevdam vardı
Ben bir kâşifim.
Doğdum, büyüyorum ve ölüyorum.
Almışım elime kalemi,
Âleme şahid oluyorum.
Açılırken kapılar ardına kadar
Büyük bir asalet beni karşılar.
Her girdiğim sokak ayrı bir çıkmaz
Çık çık bu merdivenler hiç usanmaz
Her sokak başında arsız utanmaz
Hadsiz sokaklar ölmeden uyanmaz
Zaman dağlarına yolculuğa çıktım
Mesafesi az olan, uzun bir yolun sonunda
Cesaret uçurumunun kenarına vardığımda
Kurumuş hayat ağacının gölgesinde
Ölümün son nefesi ile burun buruna kaldım
Arkamdan fırtına misali esen rüzgar
Zaman içinde zaman, tik tak bitiyor inan
Bir gün dahi geçmeyecek, ölüp de uyansan
Bir sen var bende, senden olup sen olmayan
Bir sen var bende, bana onu hatırlatan
Bir dost özlemle hatırlanır
Mesafeler uzaktır ama
Gönüller kucaklaşır
Muhabbet kuşatır bu kucaklaşmayı
Gözler nemlenir
Diller şenlenir
Ey örtülere bürünmüş dilber
Karalara bürünmüş
Karanlığı örtmüş
Aydınlığımsın
Dualarımın aynası
Kadınım
Şükret Mehmed'im etme matemden sitem sabret
Zillet olsa olma şirret fikret ve al ibret
Zikret rabbi bil sonu başından güzel nimet
Elbet sen bilmesende o bilir lazımdır fetret
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!