Yokluğunun ayazı vurdukça gözlerimin pervazına..
Bir serçe misali titreyen bedenim esir düşüyor zamanın koynuna, çırpındıkça hasretleniyor..
Kelimelerim buğulanıyor, için için kanıyor dudaklarım..
Kışlar başlıyor sancılı yüreğimde..
Gözlerim, saklı düşlerin kahreden vebal sancısına çivileniyor...
Ellerinde bıraktığım avuç sıcaklığı karışıyor aynanın pus tutmuş buğusuna..
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta