Sen; sırtı yere değmeyen Koca Yusuf’sun Kırkpınar’ın er meydanında
Sen; Aslı’ya varmak için külüngüyle değil, yüreğiyle dağları delen Ferhat’sın
Sen; aydan arı sureti Nil’in kenarında unutulan, Züleyha’nın Yusuf’usun
Sen; yarınlara gönül dolusu selam gönderen, ıssız dağ köylerinin kardelenisin
Sen; sekiz asır evvel yola çıkıp katıksız en saf sevgiyi bayraklaştıran Yunus Emre’sin
Sen; kör karanlıkları boğan, seherlerde üstümüze doğan fecrin aydınlığısın
Sen; İbrahim’in keskin bıçağına boynunu uzatan tevekkül abidesi İsmail’sin
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta