Ah bu çocuk yağınca kar
kuşlara yüreği yanar
elindeki simidini
ufalar kuşlara atar
....
Gel çizme kalemim sen
Ne tank ne tüfek resmi
Çocuğum korkarım ben
Duyunca savaş ismi
................................
..
Göçmen kuşlar yol sorar
Dağları duman sarar
Mevsim artık sonbahar
Gazel olur yapraklar
...
Yaşın başımı alsa da
İç âlemim bir çocuk
Bazen koşmak isterim
Bazen ise oynamak
Alır götürü beni çocukluğa
Çocukluğuma doymamak
Elhasıl söyler ne güzel söyler
Davut oğlu Süleyman peygamber
‘Söz gümüşse sukut altındır’ der
Kof, sözü sanmasın diye hüner
.............................................
Bir kapıdan milyonlar akar
Bir kapıdan milyonlar çıkar
Sokakları insandan nehir
Bu İstanbul dediğim şehir
........................................
..........................................
Haydi, çocuk sende koş
Gel cami çok güzel ev
Kıyam, rükün, secde hoş
Kıl namazı sende sev
İnsan huşuya dalar
Oku da açılsın zihnin
Kimselere kalmaz kinin
Bir yerde tartışma varsa
Oradan çek git der dinin
............................
dedim arifim arif
ağaç seslendi bana
edersin kimi tarif
kulak verdim ben ona
üstüme yuva yapan
Ne sırattan ince yol var.
Ne mezardan da dar mekan
Ben seni beklerken ey yar
Hep ağlamaklı geçer an




-
Hidayet Erdem
Tüm YorumlarAyhan bey,son siirinizide okuduk.Allah muhabbetinizi arttirsin.saygilar efendim