Martın son baharın ilk günleriydi
Müjgan Abla bizim mahalleye taşındığında
Kapısındaki mor salkımların renginde
Perdeler astı eski evin pencerelerine
Mor salkımlar dökülse de günün birinde
Perdeleri kalacaktı ya geride
O tarihten sonra mahalleli
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




O günden sonra Müjgan Abla’yla Hidayet
Sırra kadem basıp dönmediler mahalleye…
Bilemedik oldu mu olmadı mı bir “Deniz”leri
Oya Hanım, güzel bir öykü. Umarım bir DENİZ'leri olmuştur. Öykü böyle biterse mutlu biter. Yüreğinize sağlık.
Bir dönemin duygu arenasında, yüreklerde bir sevgi ve saygı yeli estirmiş bir anı resmi, hüzünlü bir duyarlılkla çok güzel yansıtılmış dizelere Oya Hanım, kutlarım. Mutluluklar sizinle olsun!(10on)
Sonra “Mahur Beste”yi çaldı dinledik
Islandı kirpiklerimiz yine Deniz’lere ağladık
“Biliyor musun” dedi tazelerken çaylarımızı
“Olsaydı bir çocuğum Deniz koyardım adını”…
Mor Salkım Apartmanı zevkle ve hüzünle okuduğum bir şiir.Oya hanım sizi kutluyorum.Saygımla...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta