çokluğun tarifiydi içimdeki ada
yokluğun sihrini seçti
tersyüz edilmiş
bilmece dehlizleri
ucuza kapatılmış demirbaştı öznel duruşmalar
dilsizliğe adanmış iki yüzlü gebelik
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




öksüren bir deniz ütülüyorum şimdi
sabrını denediğim ütopik şilepler
s.o.s. veriyor hüzün bohçama
sesimi saklayan ada bir hiç
ve her şeydir hâlâ...
HÜZÜN BOHÇANIZDAKİ S.O.S BELKİ DE İÇİNİZDEKİ SESSİZLİK ÜLKKESİNİN BAŞKENTİDİR...
SINIRLAR YÜREĞİNİZDEKİ DİĞER ŞEHİRLERİNİZE DOKUNSUN SONRASI YAŞAMDA BÜTÜNLÜKTÜR...
ŞİİRDİ DUYGUYDU....
TEBRİKLER...
Hayallerin büyüttüğü gezegene gidememek ya da içimizdeki ıssız adaya kimlik ve duygu sorgulaması yapamamak ..
Denizler ne kadar ütülense de ütü tutmuyor, dalgalar korkutuyor ilk adımı suya attıracak cesaret dizelerini..
Çok güzeldi sayın Naime Erlaçin...
Kutluyorum......
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta