Merhaba Mona;
Son mektubunu dün aldım.
Bana kırgın olduğunu ve mutsuzluğunu belirtmişsin satırlarında. Bu mutlak yalnızlık günlerimde defalarca mutsuzum. Sana, seni özlediğim kadar yazamıyorum beni bağışla. Şu sıralar Atina’ya mektuplar geç geliyor. Ayda sadece bir mektup hakkımız var.
Ve burada esaret günleri çok zor geçiyor.
İnsanlar terk edildiği bu yerde, yavaş yavaş ve kaçınılmaz bir şekilde ölüyor.
Isınmayan duvarlar ve nem kokusu her şeyi çabuk eskitiyor. Ve odalar bir zaman sonra hayaletlerin dolaştığı bir yapıya dönüşüyor.
Düşüncelerim, içinde bir yaşam olmayan bu odalar gibi günden güne değişiyor…
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta