Sabra gayret, küfre gaflet gerek,
Dile hayret, göze külfet gerek,
Aşka ülfet, kusra affet gerek,
Yine zul'met, kabre ahret gerek.
Eyle canı, ruha indir özü,
Yürek yanık, saza kindir sözü,
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Düşündürücü ve vurucu bir şiir, başka söze hacet yok.
Yüreğine sağlık canım kardeşim.
Selam ve sevgilerimle
Değerli dost Cumhur, Dervişligi ve deyişi, Yunus'dan bu yana sağ sağlim taşımışınız. Her ne kadar sizin tarzınız bu değilse de, 'emeğe hürmet gerek ' benim katkım olsun.
Derin drostluk ve sevgimle.
Bu şiir bizi aşmış ya Cumhur abi.))) Şakası bir yana ustalık kokusu dizelerde hele de finale takıldım kaldım. Demekki aşk böyle derin bir yerlerdedir. gerçek anlamda. Yüreğinize emeğinize sağlık
yüreğinde ki şiir çeşmesi hiç kurumasın.Tebrikler kardeş
:))))))))))
yüreğinde ki şiir çeşmesi hiç kurumasın.Tebrikler kardeş
:))))))))))
bana seni gerek dost yürek eline sağlık tebrik
Aşka bakış, sin'e ümmet gerek....
Harika bir bitiş dizesi....Yalnız kalınmaması temennisiyle her iki alemde de.Sevgilerle kal Cumhur abi...
Hece şiirlerini sevenlerdenim.
Başarılı ve etklili hece şiiri yazan ozanlarımız/şairlerimiz günümüzde de bulunmaktadır. Bu şiir türünün durağanlık kazandığı, alanında yeni çığır açamadığı konusunda görüşler yaygınlık kazanmaktadır. Nedeni ise; kulağa çok hoş gelen kafiyelerin içerik ve anlamı biraz geri planda bırakıp, fakirleştirmesindendir. Esinlenme, konu çeşitlendirmesinin kutsal duygulardan, taşlamalardan, aşklardan vs. ibaret kalmasının da belirli dozda etkisi olduğu da söylenmelidir.. Kafiye sıralamasında bir hayli düşünüp eşleme sağlandığında ve ölçüde de eksiklikler eklemelerle kotarıldığında şiir tamamlandı sanılıyor.
Şimdi gelelim efsanevi Sofia şiirlerinin şairi Sn. Karaca’nın bu şiirine.
Şimdi bir dörtlük konduracağım şiirden. Bu dörtlük dört dize olarak şiirin içinde alt alta sıralanmamıştır. Birbirleriyla kucaklaşan bu dizeler bir araya geldiğinde şiirde olmayan bir rahat bölük ortaya çıkmaktadır.
-Aman vermez mızraklı direnişler,
-Aman vermez gözlerinin zaptına
-Emre hazır kısraklı dirilişler,
-Aşk yazdır kadı'nın zabtına.
Ayrıca:
-Aman vermez gözlerinin zaptına
-Aşk yazdır kadı'nın zabtına
-Seven yazdır dilinin zab'tine
Dizelerindeki (belki) ses olarak kulağa aynı anlamda gelen;
zaptına=mızraklı direnişlerin gözlerinin zaptetmesine, fethine izin vermemesi;
zabtına= emre hazır kısraklı dirilişlde aşkın, yargıçca kayda, tutanağa geçirtilmesi,
zab’tine= ( ünsüz değişmesi) dilin zapt edilmesi, dile hakim olunması)
aynı zamanda dildeki gereksizliklerin ayıklanarak sevgi yazdırılması, resmi hüviyetine sevgi döşenmesi,
zap, zab kökenli sözcükler anlam ayrıcalıklarıyla renk zenginleştirmesi yaratmıştır.
Sabrın artırılması, küfürden arınma, güzel sözde tatlı şaşkınlık, bakışlarda sevgi ışıltısı, ruhtan taşan özlü sözün candanlığı, yanık yüreğin sazla inadımsı barışıklığı, közün suyla söndürülmesi değil, közle suyun sönüp suyun can yanmasının aşk zahmetiyle özdeşleştirilmesi, okkanın dörtyüzde bir değerinde sükûnetle dildeki dervişilik durumu, kıvam olgunluğundan kazanç, gönlün törpülenmesi, eğitilmesi, sevgi coşkusundan gözden çokça yaş dökülmesi, ölümü unutmayıp yaradanın özümsenmesi, sevginin yüce makamda tutulup, ömre armağanlanması, aksaklıklar olsa bile son gidişe mehruh düşülmemesi, aşkın yaradılıştaki kutsal amaçta özümsenmesi; “sevginin ulaşılan hedefden de sınır ötesine taşınması” pekiştirmesiyle, alışılmış hece aksanı dışında anlatılmaktadır.
Şairin duygusal zekâsındaki geometrik zıpmalar şiirin değişik mekanlarında raksederek ses ve akış açısından ayrıcalıklı bir hece şiiri.
Anlaşılmaz cilt cilt kambiyo ve vergi mevzuatının özleştirilmesi gibi.
Bu şiirde bir sır daha seziyor gibiyim.
Şairin bilinçaltıda mı gizli, yoksa farkında değil mi bilmiyorum?
Periyodik yazdığı en güzel aşk şiirlerindeki Sofia’sı ile birlikte kutsal bir yoğunlaşma bu şiir.
Sükut dirhem, dilde okka ne hal,
Sıyrıl simden, saçta hakka zul al,
Ezdir gönlü, gözden çokça su al,
Ölüm varsa, hakka hikmet gerek.
sevgiyle kalın selamlar
tebrik ve sevgiler..
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta