Erkeğin el kınası, kadının yüz karası
Diyenler hep olurdu, inanmayan kalmadı
Yeter diyen kadına, ağır geldi darası
Namusun cinsiyeti, var mı soran olmadı.
Sen benim bir tek aşkım, can yoldaşım ayalim
Ömür boyu bekleyip, kavuştuğum hayalim
Senden ayrı kalamam, perişan olur halim
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Şiir yürekten kopan gelen dağları bir birine kavuşturan,heyelan gibiydi.
her bir satırı bünyesinde gizlediği gizemli kelimeleri barındırıyordu.
Ewet SORAN (lar)hiç olmazlar ki ancak ayak takılıp burun yere sürttüğünde duyduğu acıyı tattığında sorma zahmetine katlanılır bu alemde..
'Karşımda ahkâm keser, bazen şaşarmış beşer
Büyütecek ne var ki, erkeğin aklı eser '
Bazen doğru büyütecek bir şey yok ama,büyük yangınlarda hep bir küçük kıvılcımlardan başlar demi.
Elinize sağlık şairem...Hüseyin Dağlar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta