Kuytu bir karanlık olmuş hayat
Ben kendi evrenime, saklandığımdan beri.
Kirlenmesin diye titrerken üzerine
O çirkin güzelliklere süslenmiş.
Hiç görmemişim yalvarışını
Hiç duymamışım çığlığını
Feryadına tıkamışım sanki kulaklarımı.
Yazık boşluklar kaplamış dört yanı.
Ve ben nerde unutmuşum kendimi
Hangi masalda uyuyakalmışım ki
Yok bilmiş hayat adımı.
Ve ben uyanımışım şimdi; de
Yürek burkulmalarımla anlamaya çalışıyorum
Benden sonra olanları.
Gerçeklik diyorlar şimdi yaşanılanlara
Düşler idealler raflara kaldırılmış
Yaşam gibi tozlanmaya bırakılmış sevgi.
Başka adlara süslenmiş
Et parçası olmaya özendirilmiş bedenler
Ve bu normalmiş gibi kabul görmeye başlanmış
Anlamayışıma hayrette sözcükler
Masumiyet merakla kirlenmiş.
Edepsizlik yol bilmiş dilleri
Sözcükler arsız kalmış.
Kimsesiz bir yalnızlık bu
Yağmurunda;
Bir devrin ıslandığı.
Ve ben ilk kez yağmurda ıslanmaktan
Utanıyorum...
Bu kez ben haykırıyorum
Duyulmayacağını bilsemde feryadımın.
Bir helal çekmek lazım efradına;
Nasıl yazık ettiniz zamana bu kadar...
Neydi derdiniz...,
Leş kokusu tiksindirmiyor mu içinizi?
Nasıl bunalmıyorsunuz?
Yaşamınızı kirletirken böylesi
Hemde kendi ellerinizle.?
Şairlerde utansın diyemedikleriyle.
Unutmayın yaşam > le başladı.
Ve son bulacak da >le! ! !
Süslü kelimelerle derin manalara süzülmenin alemi yok
Alem de kalmamış zaten basitlik ruhumuza işlemiş
Asit yağmuru değil bu ama parçalanmış bedenlerimiz
Demokrasiyi sosyal hayata değil ama
Özelimize almışız bencilce...
Tercihlere süslenmiş epeyce
Ve kabul ve saygı bekliyor edepsizce...
Yok derim böyle bir beklentiye.
Haykırırım elbet,,,
Ben doğmamış çocuklarımı ve torunlarımı
Çok seviyorum ve korumalıyım geleceği diye
Ve dururum karşınız da ölümüne.
Kayıt Tarihi : 14.8.2006 10:52:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (1)