yaz ayları kavurur,
Mezopotamyanın uçsuz bucaksızlıklarını...
damları süpürür kum fırtınası,
tozu dumana katar engin gökler...
bir bebenin yüzünde acı tebessümle ıslanır başörtüsü,
karalar sürülmüş ellerin teri soğur...
ve eylül başları hatırlatır terkedilmişliği yeniden...
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta