Why? Sometimes, you really don't understand what you're doing to yourself. It's like, how can I say, it's as if you do everything on purpose.
It's as if you are going to the wrong path by knowing that you'll do mistake. Knowing that it's wrong, you are wildering yourself like this. Knowing the truth, you are running away from the truth. How right do you think it could be? For real?
Sometimes you really fall into your ego, I mean, you can't control it, You want to listen it, it's like you are running away from the realities, you always want to idle. Knowing that working is the greatest success...
You know most of the things, do you know? However, one thing you don't know, your-self maybe your lord maybe your life, that is most important, the most important is that. You don't know what and why you do, it was not one thing, I don't know the most, that's right. What and why you do, What will happen in the end, your purpose...
It's like, you know, as if, it's like you are doing on purpose. Why are you doing this to yourself?
Be yourself, be yourself, Don't get that much far away from your Lord. Try to feel somethings, for God's sake yaa! Don't deceive yourself, don't you see these eyes yaa! don't you see! don't deceive yourself for God's sake, don't deceive yourself. You'll be the one who falls you'll be the one who idles. Sometimes world might be so different to you, it's normal. It can really be different to you; the system, the life, what happens, your thoughts, queries...
But, do you know who gives you the biggest dash? You. You give yourself. You close yourself the doors that your lord opened to you. You close yourself!
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta