Miras ayetini genelleme...
Miras ayeti hz cabirle sınırlı ama genellemiş sunnilik ve acizin malına çök demiş sanki Allah.Tefsir tahriftir Tevratın tefsiri de
Bazı ayetler sınırlıdır...genelleme...
Sınırsız olan vahiydir...ayetler de tefsirdir ve her tefsir sınırlıdır her mezheb her tarikat sınırlıdır...
Ne Şirin dert bu dermandan içeri. Şeriat tarikat yoldur varana. Hakikat Marifet andan içeri. Süleyman kuş dili bilir dediler. Süleyman var süleymandan içeru ...
Sırlıları sınırsızlama kilise hz İsayı sınırsızlaştırdı"Oğul"diyerek.sanki oğul de...ama oğul dersen Cima verirsin Allah sınır koy bu "Oğul"ifadesine...mecazdır çünkü bu "oğul" kelimesi...sınırsızlık verme...Papaz günah çıkartıyor papaza sınır koy...Allaha karşı yapılan suçu papaz mı Allah mı affetmeli ve günahı kım çıkarmalı
Sınır koy ey sunnilik ayetlerin bazısına...tefsirdir bazı ayetler...ilim değildir...ilim sınırsız ama
Sünnetullahlar terbiye et sunniliği artık...sünnetullah Allahın terbiyesidir...çünkü...mürşiddir sunnetullah vahiy gibidir kılavuzdur sünnetullah…
Miras ayeti hz cabirle sınırlı ama genellemiş sunnilik ve acizin malına çök demiş sanki Allah.Tefsir tahriftir Tevratın tefsiri de
Tefsire bak ne tefsir be...Faizi haram sayan beynin tefsiri bu kadar olur sünnetullahla terbiye olmamış sabit fikirlinin tefsiri bu...mezhepçilik bu ırkçılık kadar zararlıdır...Nefisciliktir mezhepçilik de Arabçılıktır çünkü sunnilik.Arab beynidir Arab mantığıdır sünnetullahın terbiye ettiği doğal mantık değildir o...doğallığını kaybetmiştir Arab mantığı Hint mantığı Yahudi mantığı ve vahyi tefsirleri tahriftir...
Siyonist zanisi için gazzelinin evliyasını şehit ediyor...Allah zaniye toprak vadetmez ey yahudi beyni...doğallığa tevbe et...sünnetullaha secdedir ilacın şifan sünnetullaha secdede deneylere secdede ilim deneylerin meyvesidir sünnetullahın meyvesidir ancak...
﴾7﴿ Anne babanın ve yakınların bıraktıklarından erkeklere pay vardır; yine anne babanın ve akrabanın bıraktıklarından kadınlara da pay vardır; azından çoğundan, belli pay.
Tefsir
Nisâ sûresi, başta kadınlar olmak üzere aile fertlerinin haklarını açıklamaya devam ediyor ve bu âyetle bir Câhiliye âdetini daha kaldırarak miras paylaşımında adaletli bir düzen koyuyor. İslâm’dan önce Araplar mirastan kadınlara ve kızlara pay vermezlerdi. Vârisler ya vasiyet ile ya da –vasiyet yok ise– güç ve yaşa göre belirlenen erkeklerden ibaret idi. Doğumdan akraba olan erkeklerden başka, evlât edinme ve kan kardeşliğine benzer kardeşlik sözleşmeleri yapmak suretiyle ilişki kurulan erkekler de vâris olurlardı. Mekke döneminde uygulanması mümkün olmadığı için miras taksimiyle ilgili bir değişiklik yapılmadı. Medine’ye hicret edilince muhacirlerin birçok yakın akrabası –çoğu müşrik olarak– Mekke’de kalmış oldular. Önce Hz. Peygamber’in “her bir muhacire bir Medineli müslümanı kardeş etmesi” sonucunda doğan yakınlıkla (muâhât) karşılıklı sözleşme (muvâlât) miras hakkına sebep kılındı (bu sûrenin 33. âyeti bu geçici durumla ilgilidir). Daha sonra Mekke’de kalan akraba Medine’ye göçüp yeni doğumlarla da aileler genişleyince hedeflenen düzenleme yapıldı ve kadınlar da dahil olmak üzere belli derecelere kadar akraba olanlar birbirine vâris kılındı. İbn Abbas bu konuda şu önemli açıklamayı yapmıştır: Bu âyetler gelip durumu değiştirmeden önce miras erkek çocuğa kalırdı, ana-babaya da vasiyet yoluyla mal bırakılırdı. Müslümanlar Mekke’den Medine’ye göçünce, Hz. Peygamber’in muhacirlerle ensar arasında kurduğu kardeşlik bağlantısı sebebiyle bu iki zümre arasındaki miras ilişkisi devreye girdi. Sonra bu sûrenin 33. âyeti ve buna açıklık getiren 11 ve 12. âyetler gelince, mânevî kardeşlerin birbirine vâris olmaları hükmü kaldırılmış oldu. Artık mânevî kardeşler arasında geçerli olan ilişki iyi niyet, yardımlaşma, ikram ve istenirse vasiyet yoluyla mal bırakma şekline dönüştü (Buhârî, “Tefsîr”, 4/5, 7).
“Azından çoğundan, belli pay” ifadesi, miras az olsun çok olsun hak sahiplerinin belli paylarının bulunduğunu belirtmekte ve aşağıda açıklanacak olan miras paylarının sahiplerine verilmesi konusunda titizlik gösterilmesi gerektiğine işaret etmektedir.Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 20-21
İlim zamandan zeminden münezzehtir Allah alimdir alimden gelen vahiyde ilimdir...ama tefsirde müdahale vardır...Nefis vardır...ayet hz cabirin malını taksim için gelmişken nefisci almış genele uygulamış bunu .belki o devir için bu adilliğe hizmet etti ama bu gün etmiyor...sübjektiftir mezheb...ilim değildir...nesh et bu ayeti neshet faiz haramdır fetvasını bu gün için zararlı..nükler üret faizle para bul hastane aç savunma sanayisini geliştir faiz al...Ezan baskıdan kurtulsun İlahilerimize bile baskı var bu gün hür olsun ilahilerimiz Ezanlar ile neslimiz arasına girildi...cihad için faiz almalısın...sünnetullahın terbiye ettiği akıl-mantık bunu der..Osmanlı alimleri rusyaya savaş hazırlığı için ehven-i şerdir fetvası verdiler...Faizle ilgili...Nesh et ayetleri fetvaları...Faiz şerdir ama günümde ehven olan şerdir...Miras ayeti adillik değilse adillik esastır varlık için Nesh et o ayeti o tefsiri milyar tefsire imkanlıdır vahiy ayet...ağaç bir gövdedir ama binlerce dali var yaprağı var meyvesi var...öz değişmez tek tefsir dallar kadar sayıya erişir...yapraklar da...tarikatler yaprakları vahyin mezhebler dalları ...meyvelerindeki her bir çekirdek ektiğinde aynı cins ağaç üretir...ibadetlerimiz o meyvelerin çekirdeği gibidir aynı ağacı üretmeye muktedirdir İslamın şartı olan ibadetler ve diğerleri...Hala nedendir inadımız sunnilikte Hatasızlık sadece Allaha mahsuz sahabede hz Adem de hata yaptı der vahiy bize...hala nedir inadımız sunnilikte ısrarımız neden...
Hamdi OruçKayıt Tarihi : 27.2.2026 08:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!