Okyanusların toprağındayım nicedir. Bir tusunami ile kıyıya vurduğumda bazılarının çöküşünün benim doğuşumu muştuladığını bilmiyordum henüz.
Yalnız ve kederli bir mehtabın bin yılını saymış, fırtınaların öfkesini izlemiştim. güneşi hayallerinde büyütmüş, onun hayaliyle ısınmıştım. Ve seslerini duymuştum onların. Samanyolundan seraplarla ilerleyen kralların. Yüzümde iskenderin sikkeleri, atlasın korkunç canavarları yanı başımda ve uzak iklimlerin yağmurlu kokuları sarardı ıssızlığı...
Dirilmeliydim, saplanınca karaciğerime hain belki kadim belki merhametlinin kılıcı. Bekledim, bin yıllar aktı geçti yüzümün kırışıklarından.
Ve buradayım, zaman ananın adaletli kollarında olgun bir savaşçı olarak sabırla yetiştikten sonra.
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta