Söylenmelerine tanık olmuştum geçenlerde. Nasıl duyabildiğimi sormayın. Kabul edin ki hissettim onları. Önsezi filan. Her neyse; bizlerden şöyle şikayet ediyorlardı;
“Bu evde bir türlü sevdiremedik kendimizi. Fırsat buldukça evin hanımı elinde bir parça bez ve çamaşır suyuyla mikrop soykırımı yapıyor. Orda dezenfekte, burada hijyen…
Nedir bizden istedikleri? Sonuçta biz de verilen görevi yerine getiriyoruz. Allah bizleri bu görev için yarattı.
Ölmeyip de dünyaya kazık mı çakacaklar? Şeytan diyor ki, bırak ne halleri varsa görsünler. İyice ihtiyarlayıp yokuş çıkamasınlar, merdiven çıkamasınlar. Çoluk çocuğun maskarası olsunlar….
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim



