Bu şeb-i hicrân içinde dîdemin feryâdı var,
Sîneme çökmüş elem, rûhumda bin efgânı var.
Bir hayâl-i yâr gezer tenhâ gecemde sâye gibi,
Kalb-i vîrânımda bir virâne-i hicrânı var.
Nâleler dökülmede her lahza sükûtun bağrına,
Bu sükûtun ardında bin sırr-ı perîşânı var.
Hüzn ü firkatle yoğrulmuş bu garîb âvâre can,
Rûzigârın pençesinde tâli‘in zindânı var.
Neş’e bir hayl-i serâb olmuş kaçar gözlerimden,
Gam kadehinden içen dil, derd ile mestânı var.
Kimseler bilmez bu ruhun çektiği mihnetleri,
Her tebessümde gizli bir şîve-i hüsrânı var.
Ben ki tenhâlık içinde kendime bile garîbim,
Bu gurbet ikliminin sonsuz bir hicrânı var.
Ey kader, yetmez mi bu nâzende gönlün firkati?
Bir avuç ümmîde karşı bir cihân bühtânı var.
Kayıt Tarihi : 2.2.2026 14:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!