Başına buyruksun, dedim sana
Güzel doğurmuş, doğuran ana
Özlemişim seni, döngel bana
Mazeretin yok, olmaz bahane
Ölürüm sevgim, ererse sona
Sevgilim seni, ölesiye sevmiştim
Seni seveceğim diye, söz vermiştim
Ellerinden, aşk şerbetini içmiştim
Hatırla o geceyi, sakın unutma
Yeter ki sen iste, veririm bu canı
Vatan millet aşkına, yazarım arada
Libya’ya askerin, gideceği sırada
Askerime soran mı var, gözler parada
Olur mu böyle siyaset, bitsin bu artık
Atamızla uğraşırlar, kalpten yaralar
Gel artık sevgilim, ahım sende kalmasın
Sakın bu yaramı, kimse gelip sarmasın
Dilerim Rabbime, başkası yar olmasın
Bizi böyle dertten derde, salanlar ölsün
Sen büyüklerinden, almadın mı nasihat
Bunca seneler geçti, varamadım hiç farkına
Bir an olsun düşünürken, ölüm geldi aklıma
Boşa çabaladım, düşmeyegör felek çarkına
Kaçacak yol bulamadım, ölüm geldi aklıma
Fırsat bulup hesap sorabilsem, geçen yıllara
Aşk gözlerden belli olur, ta uzaklardan
Gözünde yaş olur, süzülür yanaklardan
Bazen şarkı olur, dökülür dudaklardan
Sevgisiz yaşam olmaz, sevgisiz yaşanmaz
Sevginin tarifi yok, tüm kalpleri açar
Bir of çekersem, yankılanır dağlardan
İste gelirim, kuş ötmeyen bağlardan
Aşk insana mirastır, eski çağlardan
Yine seveceğim ben, ölümde olsa
Yaralı bu kalbim, her yerde arıyor
Küstüm gidiyorum, daha dönmeyeceğim
Giderken bile, sana söz vermeyeceğim
Ben böyle tuzaklara, hiç gelmeyeceğim
Bekleme boşuna, sana dönmeyeceğim
Bir başka esiyor rüzgâr, bu akşam burda
Kalbimdesin yine, orda yatarsın
Gül dikenisin, kalbime batarsın
Öyle yaparsan, başından atarsın
Bu fani dünyadan, çeker giderim
Hele bakın, şu feleğin fendine
Sabah güneşinin, doğduğu yerde
Neredesin, düşürdün büyük derde
Seveceğim seni, can varken serde
Ararım bulamam, olur işkence
Seyreyledim senle, gün batışını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!