Kalbimde yaranın, sayısı yoktur
Sormayın yaramı, çileler çoktur
Yalan söze artık, karnımız toktur
Öyle yalnızım ki, soranım yoktur
Düştüm kuyuya, çırpınıyorum ben
Gönül bahçesindeki, güllerim soldu
Kırık olan bu kalbim, acıyla doldu
Kahpe felek durmuyor, saçımı yoldu
Tek sen varsın geriye kalan, sen varsın
Düşer isen çıkılmaz, derindir kuyu
Yapayalnız gelip, kapında duran
Üstü başı yırtık, perişan olan
Diz çöküp önünde, sana yalvaran
O benim işte o, gariban adam
Acıdan başını, taşlara vuran
Allah esirgesin, zalim zulmünden
Korkarım ki, dünya oynar yerinden
Utanmazlar, namusundan arından
Dünyayı dar eder, sana zalimler
Çekilen acıya, kaderim deme
Gel artık bana, sana yalvarıyorum
Gönül kapım açık, girsene diyorum
Sevgiye muhtaçsın, onu biliyorum
Sen hiç yüzüme, bakmıyorsun sevgilim
Geldim senin kapına, muhtacım sana
Yaşadığım yeri, sen asla bilme
Yalan dolan ile, yanıma gelme
Zalimin sözüyle, geriye dönme
Hayatımı alt üst, etti zalimler
Kim anladı, garibimin halinden
Selam olsun selam, yürek yakanlara
Kalpleri kırıp da dostça bakanlara
Yürekten özleyip, hasret çekenlere
Selam olsun selam, gönül dostlarına
Kim doğrudur kim yanlış, deyiver bana
Ey milletim kendine gel, uyan artık
Hep birlikte, yıllarca uyuyup yattık
Yeter artık, bu gurur yüzünden battık
Fırsat bu fırsat, hepsine ders verelim
Millet iradesini, hiçe saydılar
Yine senin yerine, ben ağlıyorum
Açmayın bu yarayı, derin diyorum
İnan sana, mutluluklar diliyorum
Sen ağlama, yerine ben ağlıyorum
El aleme örnektir, sonsuz sevgimiz
Merhaba meyhaneci, bak yine geldim
Masama gelmeden, bahşişini verdim
Şimdi sesin çıkmıyor, eskiden beydim
Doldur bu kadehi, doldur meyhaneci
Hala yerinde duruyor, benim masam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!