Yapayalnız gelip, kapında duran
Üstü başı yırtık, perişan olan
Diz çöküp önünde, sana yalvaran
O benim işte o, gariban adam
Acıdan başını, taşlara vuran
Yirmi temmuz sabahı, Kıbrıs’a indik
Her iki koldan inip, düşmanı yendik
Zorda olan soydaşı, kardeşim bildik
Egemenlik senindir, güzel Kıbrıs’ım
Adımız şanımız, Türk ordusu bizim
Bak elinde, oyuncak oldum
Sevdiğim gün, belayı buldum
Aşkımızı, kalbime gömdüm
Gel yine bana, geç olmadan
Bozuk değilse, senin sütün
Gel artık bana, sana yalvarıyorum
Gönül kapım açık, girsene diyorum
Sevgiye muhtaçsın, onu biliyorum
Sen hiç yüzüme, bakmıyorsun sevgilim
Geldim senin kapına, muhtacım sana
Yaşadığım yeri, sen asla bilme
Yalan dolan ile, yanıma gelme
Zalimin sözüyle, geriye dönme
Hayatımı alt üst, etti zalimler
Kim anladı, garibimin halinden
Allah esirgesin, zalim zulmünden
Korkarım ki, dünya oynar yerinden
Utanmazlar, namusundan arından
Dünyayı dar eder, sana zalimler
Çekilen acıya, kaderim deme
Selam olsun selam, yürek yakanlara
Kalpleri kırıp da dostça bakanlara
Yürekten özleyip, hasret çekenlere
Selam olsun selam, gönül dostlarına
Kim doğrudur kim yanlış, deyiver bana
Ey milletim kendine gel, uyan artık
Hep birlikte, yıllarca uyuyup yattık
Yeter artık, bu gurur yüzünden battık
Fırsat bu fırsat, hepsine ders verelim
Millet iradesini, hiçe saydılar
Yine senin yerine, ben ağlıyorum
Açmayın bu yarayı, derin diyorum
İnan sana, mutluluklar diliyorum
Sen ağlama, yerine ben ağlıyorum
El aleme örnektir, sonsuz sevgimiz
Hatırla güzel günlerimiz, oldu seninle
Duramadın anlattın, düşürdün dilden dile
Seninle yaşadığım, boşa geçti nafile
Seviyorum derken, oyuna geldik güzelim
Seviyorken birbirimizi, ne oldu bize




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!