Ayrılma sancıları içindeyken; uzak yakın fark etmez, tanıdık tanımadık her kafadan çıkan bir yığın uğultulu, parazitli sesler gelir kulağına. Pek bi çalkantılar yaşarsın beyninde, kararsızlıklar ve gelgitler…
Nihayetinde, eskiyen ilişkin biter ve beklenen son gelir... Ayrılık!
Ayrılığın ardından, içine gömüldüğün yalnızlığınla, kendi sessizliğinle ve ıssızlığınla baş başa kalırsın. Etrafındakiler de seni azıcık rahat bırakır gibi olurlar, ama tekrar didiklemek üzere.
Bir süre sonra-ki herkese göre değişir bu süre, o sessizlik tekrar çok sesliliğe bırakır yerini. Yine herkes bir şeyler söyler, senin adına da konuşurlar, araya örneklemeler de katarak vaktiyle yaşamış oldukları aşklarını, ayrılıklarını anlatırlar da, anlatırlar… Akıllarınca, senin hayattan kopmamanı sağlamaya çalışırlar.
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta