- ey şiir! …cellâdın kadar masumum ben de…affet! ...
cam kırıkları toplardın küçüğüm,
gül yavrusu bahçende…
çıplak ayakların öperken toprağı,
çilek kokusuyla selâmlardın,
ısırganları solardı…
Beni hor görme kardeşim
Sen altınsın ben tunç muyum?
Aynı vardan var olmuşuz
Sen gümüşsün ben saç mıyım?
Ne var ise sende bende
Devamını Oku
Sen altınsın ben tunç muyum?
Aynı vardan var olmuşuz
Sen gümüşsün ben saç mıyım?
Ne var ise sende bende




Tebrikler gerçekten kısa ama çok öz bir şekilde çocukluğu anlatmışsınız... Çocukluk, aynı yoldan iki kere geçmekten nefret eden biri olarak benim dönmeyi hiç istemediğim dönem...
Şiirin finali bu muhteşem şiire uymamış.. Bu dizeleri yazan kalem bu şiiri vurucu bir sonla d bitirebilir..Şiir adına, uyum adına,ahenk adına derli toplu mükemmel bir şiir.. Ve yazan kalem de her dizede ustalığını konuşturuyor..Belki de bu kokuyu aldığımdandır daha iyiyi arayışım finalden..
acayip güçlü kalem...muhteşedi saygılarımla
offff!...
çok iyi şiir..
kutlarım.
Mezatçının Anı Defteri
- ey şiir! …cellâdın kadar masumum ben de…affet! ...
cam kırıkları toplardın küçüğüm,
gül yavrusu bahçende…
çıplak ayakların öperken toprağı,
çilek kokusuyla selâmlardın,
ısırganları solardı…
şehvetli akşamlardan kalmaydı,
umarsızlığı nefretin,
uzaktaydı,
çığlığı duyulmazdı...
ardımızda salınan,
özgürlüğümüzün izdüşümünden,
kotarmıştık oysa aşkı,
(c) esaretimiz ondandı…
pamuk ırgatı emeğiyle toplanan sentetik yaşamlar,
ölümü damıtsalar da imbiklerinde,
yüreğimiz dağlanırdı kör bir bıçakla
ve
acının serumu olmaz…
çıplak ayakların küçüğüm,
öperken toprağı,
ısırgan karamsarlığı dağılırdı...
cam kırıkları toplardın çilek kokusuyla,
gül yavrusu bahçende…
dökülürdü avuçlarımızdan yaşadıklarımız…
bir paçavra gibi atılırdı izbe çöplüklere,
çöpçüler görmesin diye…
köpekler leşe doysun diye…
mi ki?
kim bilir? ? ?
harika....kutlarım..çorumdan tam puan bu güzelliğe
saygılar
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta