18 Temmuz 2005, İstanbul
ve yeniden, ay tepede, içten yakan ışığıyla beni
sessiz kanatlarından düşen gecenindir kalbim
hala elimin ta içinde yıllardır soluk bekleyen gülü, kemiği
yetişmeye güdümlü, dikenleriyle, tekrar dirilt onu elohim
bu kök şarabı, çok tatlı, koparmak acı olan
bilmek, gündoğumunda kurumaya mahkum ıssız kökleri
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun



