Birer birer yitirilen değerlerin, her geçen gün biraz daha çölleştirdiği yüreklere, artık hangi tohum ekilebilir ki? Doğruluk, iyilik, sevgi, bir şeye ya da birine inanmak! Bunlar olmadan, Sıratı kim geçebilir ki?
Bu yozlaşarak yok olma hâli, tedavisi imkânsız viral bir hastalık misali, çürütüyor bedenleri. Ve ölüm, kaçınılmaz son…
İlkin tene sıçrayan enfeksiyon, hızla damarlara yayılarak, önce vicdanları karartıyor, sonra gözleri… Kaybedilmiş inayetin gözü pekliği ile babaların kucaklarını, minyatür tabutlar dolduruyor, dikensi…
Günahsız meleklerin kanatları kopmuş… Arzdan ayyuka yankılanan bebek çığlıklarına, kulaklar sağır… Adına seks denilen bir nefeslik şevk bataklığında ruhlar kayboluyor…
Gönlümle oturdum da hüzünlendim o yerde,
Sen nerdesin, ey sevgili, yaz günleri nerde!
Dağlar agarırken konuşmuştuk tepelerde,
Sen nerde o fecrin agaran daglari nerde!
Akşam, güneş artık deniz ufkunda silindi,
Devamını Oku
Sen nerdesin, ey sevgili, yaz günleri nerde!
Dağlar agarırken konuşmuştuk tepelerde,
Sen nerde o fecrin agaran daglari nerde!
Akşam, güneş artık deniz ufkunda silindi,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta