güneş
toprağa aşık olmuştu
ışığı ve sıcaklığıyla
kucakladı toprağı
toprak da
güneşten aldığı sevgiyle tohuma
tohum fidana
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu öyküye, bu şiire yorum yazmak değil altına bir küçük şiirimi eklemek geldi içimden. Kutlarım dostum.
Alem-i devran
Yürek,
Yağmur sıkıntısında
Yağdı, yağacak.
Bulutlar boşaldıkça toprağa,
Güldür,güldür akan su;
Kimbilir kaç ay sonra,
Hangi gülün
Goncasından,
Can bulup fışkıracak..
Deniz olacak belki,
Karışamayıp taşa toprağa.
Binlerce canı üretecek içinde.
Kah çıkacak gökyüzüne,
İki dirhem,
Bir oksijen,
Buharlaşıp giderken…
Hava yine yağmurlara gebe;
Bulutlar,
Yine çökecek Yeryüzü’ne,
Seyreyle gözüm,
Yaşam,
Devr-i alemde…
H Hikmet Esen
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta