MEVSİMLERDEN SONBAHAR
Rüzgâr...
Yorgun bugün,
Ağaçlar sessiz...
Bir yaprak daha düştü
Dallarımın ucundan...
Adını fısıldadı toprağa,
Kim bilir...
Belki duydun uzaktan...
Gökyüzü solgun,
Yağmur — ince bir sızı gibi —
İner içime...
Bir zamanlar seninle yürüdüğüm o sokaklarda
Ayak izlerimizi sildi zaman.
Ve ben hâlâ...
Oradaymışsın gibi bakıyorum
Her köşe başına...
Mevsimlerden sonbahar...
Kalbimden geçen son trenin mevsimi bu.
Gidişine alışamadım,
Dönüşünü beklemeyi bile unuttum.
Şimdi rüzgârla konuşuyorum,
Seni anlatıyorum bulutlara...
Belki yağmur olur da,
Düşersin ellerime...
Bir zamanlar gülüşlerinle aydınlanırdı günlerim,
Şimdi gölgelerinle dolu her akşamüstü.
Sokak lambaları yanıyor...
Ben bir sigara yakıyorum...
Küllerine karışıyor anılar...
Bir fotoğraf kaldı elimde,
Rengi solmuş... yüzün uzak...
Ama gözlerinde hâlâ o sıcaklık,
O ilkbahar masumiyeti var...
Ne garip değil mi?
Bir zamanlar cennet sandığım o bakış,
Şimdi cehennemimin
En güzel yanı..
Mevsimlerden sonbahar...
Kırlarda sararan her ot,
Bana seni hatırlatıyor.
Bir yağmur damlası düşüyor alnıma,
Ve sanki dudaklarından bir öpücük gibi yanıyor...
Biliyorum, artık dönmezsin.
Dönsen de, aynı olmaz hiçbir şey.
Zaman bile bükülür aramızda...
Kırık bir aynanın önünde
Kendimi tanıyamam belki de...
Yine de, son bir defa...
Yüreğimin kapısını aralayıp
Fısıldamak isterim sana:
“Ben seni hep sonbaharda sevdim...
Çünkü her son,
senin adınla başlardı.”
Hamit Atay
Kayıt Tarihi : 8.3.2026 17:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!