Mevsimi geldi...
Ben ve senin gölgen yürüyoruz Beyoğlu'nun uluorta siyahlığında. Nice aşklar, sarhoşlar; nice hayatlar geçiyor aramızdan, duymuyoruz. Suskunluklar dolduruyor yine, aramızdaki boşlukları.
Azıcık yanına sokulup, dudaklarınla son kez sarhoş olmak istiyorum, sen susuyorsun... Ben ince ince kırılıyorum; cam kırıkları doluyor göğüslerime. Senin gözlerinse hep benden ötede, ufku arar gibi.
Geçtiğimiz yollarda, "kuş ölümlerinin" arttığı söylentisi dolaşıyor etrafta. Beyoğlu'nda herkes bize şüpheyle bakıyor. Sen ise en katı halinle adımlıyorsun yolları, varlığımı mümkün olduğunca azaltarak. İşte, öylece ekledin beni "çemberin dışında kalması gerekenler" listesine. Olsun be sevgili, bir noktadan sonsuz doğru geçer!
beklenmedik bir fırtınaydı gelişin...
uyandırdın sessizliğimi aysız gecelerde
yaralı bir deniz gibi hıçkırdığını
bir fanus altında sıkışıp kaldığını..
aşkla kenetlenen kalplerimizin..
me'yus olduğunu,bunaldığını
Devamını Oku
uyandırdın sessizliğimi aysız gecelerde
yaralı bir deniz gibi hıçkırdığını
bir fanus altında sıkışıp kaldığını..
aşkla kenetlenen kalplerimizin..
me'yus olduğunu,bunaldığını




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta