Ey şefkate aç insanlar topluluğu
Birleşin !
Birleşin ki bu dünyada sevgisiz bir kul kalmasın
Boyayalım duvarları ana sütü beyazlarına
Saflaştıralım ruhumuzu damıtarak aşkı
Şah damarımıza !
Çürüyorum günden güne
Her saat tıkırtısında içimden bir iskele çöküyor
Bu yalpalı duvarlar arkasından duyuramam sesimi
Sessizce bağırırım feryadı figan
İnsanların yüzüne gülerim, mutlu sanarlar
Karanlığı yar da gel
Sisleri aş da gel
Tan kızılını yüzüne sürüp de gel
Ama yeter ki gel
Denizin mavisini kat da gel
Mutluluk kayan bir yıldız
Zifiri mor bir geceyi yaran
Arada şu zalim dünyaya selam çakan
Koşsan da tutamadığın küçük bir taş parçası
C.'ye ince bir sitemdir
Benle konuşmayı kesince biter sandın
Bilmiyorsun ki ben sokağında yatıyorum
Sokağında uyanıyorum
Sendeki yürek
Bir hakim vicdanı
Merhamet kifayetsiz
Yüreğim hifayetsiz kalıyor
Sen ağlayamazsın
Acıysa hüzün şarabı
Tatlıdır aslında üzümün tadı
Aslolan hüznün tadı
O da zehirden acı
Tütüyorsa acının buruşmuş bedeni
Ayyuka vurdu sahilde yıldız
Koparttı geceden aydınlık
Titredi soğuktan ay
Bulut kapadı güneşi
Gri hava
Gri bulut
Bir kederim vardı
Farklı gökyüzü, farklı mevsimlerim vardı
Keder aynı keder
Ama durdu artık zaman
Gökyüzü bir yağlı tablo
Mevsimler küresel ısınmaya mağlup
Yıl 23, milenyumdan
Hiçbir şey değişmedi insanda, merak etme
Hala kancı
Hala gözü aç
Hala vahşetçi !
…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!