Herkese merhabalar, sanatçı arkadaşımız Metehan Parlak'ın çalışmalarına değinmek istiyorum.
Metehan Parlak Kimdir?
İlk olarak yayın hayatına Birnokta Edebiyat dergisinde başlayan yetenekli yazarımız, kariyer hayatına Yeniden Doğuş, Genç Sanat ve Genç Öncüler dergisinde devam etmiştir. 2016 yılında Genç Öncüler Kurumu’nun katkı sağladığı Kültürevi Derneği’nin düzenlenmiş olduğu “Bir Fotoğraf Bin Şiir” adlı şiir yarışmasında lise kategorisinde jüri teşvik ödülüne layık görülerek dikkatleri üstüne çekmiştir.
Yakın zamanda, Youtube platformunda söz ve bestesini üstlendiği GnsMusic etiketiyle çıkan "Şiirde Ritim" adlı tekli çalışması yayına sunulmuştur. Daha öncede çeşitli yayın kurumlarında çalışmaları paylaşılan genç sanatçımız, Pamiray Yayınları katkısıyla oluşan, bir şiir kitabı niteliği taşıyan "Mürekkep Gönül" adındaki eserin de altına imzasını atmıştır. Bu eserin içeriğinde bulunan birçok şiiri de kendi kişisel platformunda seslendirme çalışmaları yürüterek, bir süredir camiada hem yazarak, hem de müzikal yeteneğiyle harmanlayarak yapıtlarını Türk sanatına icra etmiştir.
Şu anda “Zanta” mahlasıyla eserlerini yazmaya ve söylemeye devam eden sanatçımız İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Türkoloji öğrenimini sürdürmektedir.
Eserleri
Şiirde Ritim – GNS Music Plak Şirketi - 2019
Özet - Genç Sanat Dergisi - 2018
Meçhul - Yeniden Doğuş Dergisi - 2017
Öyle Bir Arayıştayım ki- Birnokta Dergisi - 2017
Duygular - Genç Öncüler Dergisi (Bir Fotoğraf Bir Şiir Yarışması) - 2016
Mürekkep Gönül - Pamiray Yayınları - 2015
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!