Rüzgârın dokunduğu yerde adınla ürperir akşam,
Ormanların derinliğinde bir yalnızlık gibi büyür sesin,
Jestlerin değil, susuşların kalır bende en çok,
Ansızın çöker içime, uzun bir yolun yorgunluğu gibi,
Nedensiz değil bu bekleyiş; her şey seninle tamam.
Birincisi o incecik, o dal gibi kiz,
Simdi galiba bir tüccar karisi.
Ne kadar sismanlamistir kim bilir.
Ama yinede de görmeyi çok isterim,
Kolay mi? ilk gözagrisi.
Devamını Oku
Simdi galiba bir tüccar karisi.
Ne kadar sismanlamistir kim bilir.
Ama yinede de görmeyi çok isterim,
Kolay mi? ilk gözagrisi.




tebrikler...
bizden de size küçük bir hatıra,
.
...
.
deryadayım…
tam karşısında,
kıpırtısızlığını delecek ilk dalgayı yakalamak için,
gözlerimi kırpmadan bekliyorum,
kafamı kaldırıp bir an göğe baksam,
yine orada kim olsa bilir,
o şımarık, tembel ve inatçı bulut…
sahi şu içi geçmiş dünyanın tepesindeki
bulutlar renk değişmez mi hiç,
hep o puslu gri,
/kaç gündür aralıksız yağan rahmetten/
bir iç ses daha evet,
sıkılmaz mı hiç bu inatçı bulut çakılı kalmaktan,
ve hep aynı hoşnutlukta…
renklerden gri, gri, gri,
kaç fitten bana bakar sorsan,
/hey;
hep maviyi bekleyen,
/çekil aşağımdan;
ki deniz suyu,
köpük,
bulanık burnumun ucu…
ah
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta